at any time

listen to the pronunciation of at any time
İngilizce - Türkçe
her zaman

Her zaman gidebilirsin. - You can leave at any time.

Beni her zaman arayabilirsin. - You can call me at any time.

her an

Ağaç çürük ve taş ölü, ve her an düşebilir. - The tree is rotten and stone dead, and could fall at any time.

Bina her an çökebilir. - The building may crash at any time.

ne zaman olursa
her an: She could come at any time. Her an gelebilir
ever
şimdiye kadar

Yeni politikayı benimsemek, bu şirketin şimdiye kadar yaptığı en iyi şeydi. - Adopting the new policy was the best thing this company ever did.

Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı. - The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath.

any time
her zaman

Bir deprem her zaman olabilir. - An earthquake can happen at any time.

Beni her zaman arayabilirsin. - You can call me at any time.

anytime
herhangi bir zaman

İstediğin herhangi bir zaman arabamı ödünç alabilirsin. - You may borrow my car anytime you want to.

Onun yakında herhangi bir zamanda olacağından emin değilim. - I'm not sure that's going to happen anytime soon.

ever
gelmiş geçmiş

O gelmiş geçmiş en cesur askerdir. - He is the bravest soldier that ever lived.

O gelmiş geçmiş en tehlikeli adam. - He's the most dangerous man who ever lived.

ever
herhangi bir zamanda

Tom'u herhangi bir zamanda tekrar göreceğimizi düşünüyor musun? - Do you think we'll ever see Tom again?

Herhangi bir zamanda şehre gelirseniz, beni görmeye gelin. - If you ever come to town, come to see me.

any time
her defasında
ever
haçansa
ever
hiç

Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır. - Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.

Hiç Kanada'ya gittin mi? - Have you ever been to Canada?

ever
hep

Ne zaman bir kütüphane görsem; gönlümden hep gidip içindeki her şeyi okuyana kadar orada kalmak geçer. - I never see a library without wishing I had time to go there and stay till I had read everything in it.

Neden hep Wall Street'te çalışmak istersin? - Why would you ever want to work on Wall Street?

At time
bu zamanlarda
any time
olduğu zaman
anytime
her ne zaman

Tom her ne zaman isterse gidebilir. - Tom may leave anytime he wants to.

ever
daima yanan
any time
her olduğunda
anytime
her zaman

Bana her zaman bir şey sor. - Ask me anything anytime.

Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım. - I will be glad to help you anytime.

ever
ebedi
ever
(zarf) her zaman, hep, daima, gitgide, giderek, asla, hiç, olabildiğince
ever
hiç bir zaman
ever
olabildiğince
İngilizce - İngilizce
anytime
whenever
whensoever
any time
ever

He's back and better than ever.

at any time

    Heceleme

    at a·ny time

    Türkçe nasıl söylenir

    ät eni taym

    Telaffuz

    /ˈat ˈenē ˈtīm/ /ˈæt ˈɛniː ˈtaɪm/

    Videolar

    ... have gone up, it's true, but they've gone up slower than any time in the last 50 years. ...
    ... ERIC SCHMIDT: Have you spent any time in government? ...