Beni her zaman arayabilirsin.
- You can call me at any time.
Bir deprem her zaman olabilir.
- An earthquake can happen at any time.
Bina her an çökebilir.
- The building may crash at any time.
Her an yağmur yağabilir.
- It may rain at any time.
Yeni politikayı benimsemek, bu şirketin şimdiye kadar yaptığı en iyi şeydi.
- Adopting the new policy was the best thing this company ever did.
Sanırım Beethoven, şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci.
- I think Beethoven is the greatest composer who ever lived.
Lütfen her zaman beni görmeye gelebilirsin.
- Please come and see me any time.
Her zaman bana uygun olacaktır.
- Any time will suit me.
Bunun yakında herhangi bir zamanda olmasını beklemiyorum.
- I don't expect that to happen anytime soon.
Herhangi bir zamanda başlayabilirsiniz.
- You can start anytime.
Gelmiş geçmiş en iyi grup olmak nasıl bir duygu?
- How does it feel to be the best band ever?
Gelmiş geçmiş en büyük filozof kimdi?
- Who was the greatest philosopher that ever lived?
Herhangi bir zamanda şehre gelirseniz, beni görmeye gelin.
- If you ever come to town, come to see me.
Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.
- I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.
Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.
- Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.
Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.
- Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Dün oraya öğrencilerin hepsi gitmedi.
- Not every student went there yesterday.
Çok param vardı ama hepsini harcadım.
- I had a lot of money, but spent everything.
Tom her ne zaman isterse gidebilir.
- Tom may leave anytime he wants to.
Anlamadığın herhangi bir şey olursa, bana her zaman sorabilirsin.
- If there's anything at all that you don't understand, you can ask me anytime.
Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.
- I will be glad to help you anytime.
He's back and better than ever.
... responsible but don't necessarily have any time or ...
... can have it any time, anywhere, on the move. ...