at any time

listen to the pronunciation of at any time
İngilizce - Türkçe
her zaman

Beni her zaman arayabilirsin. - You can call me at any time.

Bir deprem her zaman olabilir. - An earthquake can happen at any time.

her an

Bina her an çökebilir. - The building may crash at any time.

O her an meydana gelebilir. - That could happen at any time.

ne zaman olursa
her an: She could come at any time. Her an gelebilir
ever
şimdiye kadar

Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı. - The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath.

Yeni politikayı benimsemek, bu şirketin şimdiye kadar yaptığı en iyi şeydi. - Adopting the new policy was the best thing this company ever did.

any time
her zaman

Beni her zaman arayabilirsin. - You can call me at any time.

Bir deprem her zaman olabilir. - An earthquake can happen at any time.

anytime
herhangi bir zaman

İstediğin herhangi bir zaman arabamı ödünç alabilirsin. - You may borrow my car anytime you want to.

Yakında herhangi bir zamanda evlenmeyeceğim. - I'm not going to get married anytime soon.

ever
gelmiş geçmiş

O gelmiş geçmiş en cesur askerdir. - He is the bravest soldier that ever lived.

Gelmiş geçmiş en iyi grup olmak nasıl bir duygu? - How does it feel to be the best band ever?

ever
herhangi bir zamanda

Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum. - I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.

Herhangi bir zamanda Japonya'ya gelirsen, beni görmeye gel. - If you are ever in Japan, come and see me.

any time
her defasında
ever
haçansa
ever
hiç

Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır. - Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.

Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır. - Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.

ever
hep

Dün oraya öğrencilerin hepsi gitmedi. - Not every student went there yesterday.

Çok param vardı ama hepsini harcadım. - I had a lot of money, but spent everything.

At time
bu zamanlarda
any time
olduğu zaman
anytime
her ne zaman

Tom her ne zaman isterse gidebilir. - Tom may leave anytime he wants to.

ever
daima yanan
any time
her olduğunda
anytime
her zaman

Her zaman tekrar gelebilirsin. - You're welcome back anytime.

Bana her zaman bir şey sor. - Ask me anything anytime.

ever
ebedi
ever
(zarf) her zaman, hep, daima, gitgide, giderek, asla, hiç, olabildiğince
ever
hiç bir zaman
ever
olabildiğince
İngilizce - İngilizce
anytime
whenever
whensoever
any time
ever

He's back and better than ever.

at any time

    Heceleme

    at a·ny time

    Türkçe nasıl söylenir

    ät eni taym

    Telaffuz

    /ˈat ˈenē ˈtīm/ /ˈæt ˈɛniː ˈtaɪm/

    Videolar

    ... so we put more border patrol on the ' any time in history and the flow of undocumented ...
    ... ERIC SCHMIDT: Have you spent any time in government? ...