Bir deprem her zaman olabilir.
- An earthquake can happen at any time.
Her zaman gidebilirsin.
- You can leave at any time.
Her an yağmur yağabilir.
- It may rain at any time.
Bina her an çökebilir.
- The building may crash at any time.
Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı.
- The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath.
Kylie Minogue, şimdiye kadar duyduğum en iyi şarkıcıdır!
- Kylie Minogue is the best singer I've ever heard!
Lütfen her zaman beni görmeye gelebilirsin.
- Please come and see me any time.
Beni her zaman arayabilirsin.
- You can call me at any time.
Herhangi bir zamanda başlayabilirsiniz.
- You can start anytime.
Yakında herhangi bir zamanda evlenmeyeceğim.
- I'm not going to get married anytime soon.
Gelmiş geçmiş en iyi grup olmak nasıl bir duygu?
- How does it feel to be the best band ever?
Gelmiş geçmiş en büyük filozof kimdi?
- Who was the greatest philosopher that ever lived?
Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.
- I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.
Tom'u herhangi bir zamanda tekrar göreceğimizi düşünüyor musun?
- Do you think we'll ever see Tom again?
Hiç Kanada'ya gittin mi?
- Have you ever been to Canada?
Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.
- Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.
Neden hep Wall Street'te çalışmak istersin?
- Why would you ever want to work on Wall Street?
Çok param vardı ama hepsini harcadım.
- I had a lot of money, but spent everything.
Tom her ne zaman isterse gidebilir.
- Tom may leave anytime he wants to.
Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.
- I will be glad to help you anytime.
İstediğin zaman buraya her zaman geri gelebilirsin.
- You can always come back here anytime you want.
He's back and better than ever.
... MR. ROMNEY: Well, Jim, our seniors depend on these programs. And I know any time we ...
... can have it any time, anywhere, on the move. ...