Mary'nin ne dediğini zorlukla duyabildim.
- Tom konnte kaum hören, was Mary sagte.
Tom ancak kirasını ödeyebiliyor.
- Tom kann kaum seine Miete bezahlen.
Onun hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyor.
- Er weiß kaum etwas darüber.
Tom neredeyse hiçbir şey hakkında şikayet etmezdi.
- Tom beklagt sich kaum jemals über etwas.
Ben zar zor sınavı geçtim.
- I barely passed the exam.
Çarpılmaktan zar zor kurtuldum.
- I barely missed being struck.
Ancak sabah kahvaltısı için yeterli ekmeğimiz var.
- We have barely enough bread for breakfast.
Ekmek ve süt alacak kadar parası ancak vardı.
- He had barely enough money to buy bread and milk.
O artık benimle hemen hemen hiç konuşmuyor.
- He barely speaks to me anymore.
Tom artık benimle hemen hemen hiç konuşmuyor.
- Tom barely speaks to me anymore.
Bir saatten daha fazla bir süredir burada bekliyoruz ve sıra çok az hareket etti.
- We've been standing here for more than an hour and the line has barely moved.
Tom çok az Fransızca konuşabildi.
- Tom could barely speak French.
Tom çok çok az ilgileniyor gibi görünüyor.
- Tom seems to be barely paying attention.
Tom artık benimle hemen hemen hiç konuşmuyor.
- Tom barely speaks to me anymore.
O artık benimle hemen hemen hiç konuşmuyor.
- He barely speaks to me anymore.
Bunu güçbela zamanında yaptım.
- I barely made it on time.
Ancak sabah kahvaltısı için yeterli ekmeğimiz var.
- We have barely enough bread for breakfast.
Ekmek ve süt alacak kadar parası ancak vardı.
- He had barely enough money to buy bread and milk.
There were many injured people, but hardly any people were missing.
- Es gab viele Verletzte, aber kaum Vermisste.
I am so tired that I can hardly walk.
- Ich bin so müde, dass ich kaum laufen kann.
No sooner had I left the house than it started to rain.
- Kaum hatte ich das Haus verlassen, als es anfing zu regnen.
I had no sooner left the shop than I met my teacher.
- Kaum hatte ich den Laden verlassen, da traf ich meinen Lehrer.
Scarcely anyone is capable of learning another natural language as well as his own mother tongue.
- Kaum jemand vermag eine andere natürliche Sprache so gut zu erlernen wie seine Muttersprache.
There was scarcely any money left.
- Es war kaum noch Geld übrig.