Ben trafikteyken her zaman şerit değiştiririm.
- When I'm in traffic, I change lanes all the time.
En sağdaki şerit yapım aşamasındadır.
- The rightmost lane is now under construction.
Çit bahçeyi kulvardan ayırır.
- A fence separates the garden from the lane.
Yolun iki şerite ayrıldığı bir yere geldik.
- We came to a place where the road branched into two lanes.
Avustralya otoyollarında onların bisiklet yolları var mı?
- Do they have bike lanes on the freeways in Australia?
Yalnız bir hayat yaşadı.
- She lived a lonely life.
Bu şehir sen olmadan soğuk ve yalnız.
- This city is cold and lonely without you.
O, bu ıssız yerde tek başına taşıyor.
- He lives in this lonely place by himself.
Apartmanında tek başına olduğunda, bağımsız hissedersin. Odanda tek başına olduğunda, özgür hissedersin. Yatağında tek başına olduğunda, yalnız hissedersin.
- When you're alone in your apartment, you feel independent. When you're alone in your room, you feel free. When you're alone in your bed, you feel lonely.
O, bu ıssız yerde tek başına taşıyor.
- He lives in this lonely place by himself.
Tom olmadan burası çok ıssız olacak.
- It's going to be very lonely here without Tom.
... lane ...