O, bir günlük tutardı, ama artık tutmuyor.
- She used to keep a diary, but she no longer does.
Bu onun tuttuğu günlüktür.
- This is the diary which she kept.
Bir günlük tutuyor musun?
- Are you keeping a journal?
Bir günlük tutuyor musunuz?
- Do you keep a journal?
Benim erkek arkadaşım bir gazetecidir.
- My boyfriend is a journalist.
Ben bir gazeteci olmayı umuyorum.
- I hope to be a journalist.