özellikle

listen to the pronunciation of özellikle
Türkçe - İngilizce
specially
particularly

Tom wasn't feeling particularly talkative. - Tom özellikle konuşkan hissetmiyordu.

Tom doesn't particularly like Mary. - Tom özellikle Mary'yi sevmiyor.

especially

We want Kylie Minogue to come to Turkey, especially Gaziantep. - Kylie Minogue'nun Türkiye'ye, özellikle Gaziantep'e gelmesini istiyoruz.

Some of the ingredients are harmful, especially if you are pregnant. - Maddelerin bazıları, özellikle eğer hamile iseniz, zararlıdır.

nominately
in particular

I don't want to go anywhere in particular. - Ben özellikle bir yere gitmek istemiyorum.

I want to emphasize this point in particular. - Ben özellikle bu konuyu vurgulamak istiyorum.

most particularly
for one

I, for one, don't like pictures like this. - Ben özellikle bu tür resimleri sevmiyorum.

all

Could you explain all the safety features to me once again? - Bana bir kez daha tüm güvenlik özelliklerini açıklayabilir misin?

I'd like to visit America most of all. - Özellikle Amerika'yı ziyaret etmek istiyorum.

vibration
most especially
exclusively

This bookstore deals exclusively in old and rare books. - Bu kitapçı özellikle eski ve nadir kitaplarla ilgileniyor.

particularly, especially
particularly, specially; in particular; especially
in especial
principally
above all

She is reputable, rational and above all pretty. - O, saygın rasyonel ve özellikle güzel.

notedly
expressly

We would like to eat. Could you serve us expressly? We need to be on our way before half past one. - Yemek yemek istiyoruz. Özellikle bize hizmet eder misiniz? bir buçuktan önce yolda olmalıyız.

peculiarly
designedly
specifically

The lecturer spoke generally about American literature and specifically about Faulkner. - Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.

When I was little, my grandmother would put out a small bowl of milk specifically for hedgehogs. - Ben küçükken, anneannem özellikle kirpi için küçük bir kase süt koyardı.

notably

She had many awards, notably a Nobel Prize. - Onun çok ödülü vardı, özellikle bir Nobel Ödülü.

not least
especially as
particularly as
tempest
özellikle belirtmek
point to
özellikle, ençok, üstelik, hususiyetle
In particular, Martin Luther King, moreover, with characteristics
özellikle belirtilmemiş
unspecified
özellikle bunun için
ad hoc
özellikle dikkat etmek
pay particular attention
özellikle ilgili .... nin ... numaralı maddelerini
(Hukuk) in particular article(s) ... thereof
yuva yapan (özellikle kuş)
nester
Türkçe - Türkçe
Özel olarak, her şeyden önce, hele, bilhassa, hususuyla: "Eşiğinde bulunduğu delilik üzerine konuşmaktan özellikle zevk alırmış."- H. Taner
Özel olarak, her şeyden önce, hele, bilhassa, hususuyla
(Hukuk) HASSATEN
mahsusen
özellikle