öğretmenlik

listen to the pronunciation of öğretmenlik
Türkçe - İngilizce
teaching

My uncle retired from teaching last year, but he still managed to hang onto a position at the university. - Amcam geçen yıl öğretmenlikten emekli oldu, fakat üniversitede bir görevi hâlâ sürdürebiliyordu.

This is the school where she is teaching. - Burası, onun öğretmenlik yaptığı okul.

teaching, being a teacher
instructiveness
teaching; profession/duties of a teacher
profession of a teacher
mastership
preceptorship
schoolmastering
öğretmen
teacher

The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom! - Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!

Are you a teacher or a student here? - Siz burada bir öğretmen misiniz yoksa bir öğrenci misiniz?

öğretmenlik taslayan
didactic
öğretmenlik yapmak
to teach
öğretmenlik yapmak
teach

He has been teaching for 20 years. - Yirmi yıldır öğretmenlik yapmaktadır.

Tom has gone to Boston to teach. - Tom öğretmenlik yapmak için Boston'a gitti.

öğretmen
instructor

My driving instructor says I should be more patient. - Sürüş öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.

I've been a ski instructor for three years. - Üç yıldır bir kayak öğretmeniyim.

öğretmen
{i} master

Tom is a master teacher. - Tom bir usta öğretmendir.

It must bother you to have taken a bad master. I'm stupid too. So, it's all right. - Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı. Ben de aptalım. Öyleyse, tamam.

öğretmen
beak
öğretmen
{i} schoolmaster
öğretmen
schoolteacher

Schoolteachers must have a lot of patience with the children. - Öğretmenler çocuklara karşı çok sabırlı olmalıdır.

I'm a schoolteacher from Boston. - Ben Bostonlu bir öğretmenim.

öğretmen
educationist
öğretmen
don

I don't like the substitute teacher. - Ben vekil öğretmeni sevmiyorum.

Although teachers give a lot of advice, students don't always take it. - Öğretmenler bir sürü tavsiye vermelerine rağmen, öğrenciler her zaman onu almazlar.

öğretmen
dominie
öğretmen
preceptor
öğretmen
school teacher
öğretmen
{i} schoolmarm
öğretmen
educate
öğretmen
professor

This dictionary is a good learning tool for both students and professors. - Bu sözlük hem öğrenciler hem de öğretmenler için iyi bir öğrenme aracıdır.

What's her professor's name? - Onun öğretmeninin adı nedir?

öğretmen
{i} schoolmistress
öğretmen
{i} indoctrinator
öğretmen
governess
öğretmen
{i} mistress
özel öğretmenlik
tutorship
öğretmen
teacher; instructor; tutor; schoolmaster, master; schoolmistress; professor
öğretmen
(kadın) preceptress
öğretmen
schoolma'am
öğretmen
(bayan) instructress
Türkçe - Türkçe
Öğretmenin görevi: "Hayatımızın askerlikte ve sivillikte kırk beş senesi öğretmenlik ile geçti."- B. Felek
Öğretmenin görevi
muallimlik
Öğretmen
hoca

Hocasının adı neymiş? - Öğretmeninin ismi ne?

Öğretmen
muallim
öğretmen
Mesleği bir bilim dalını, bir sanatı veya teknik bilgileri öğretmek olan kimse, muallim, muallime
öğretmen
Mesleği bir bilim dalını, bir sanatı veya teknik bilgileri öğretmek olan kimse, muallim, muallime: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen."- Y. Z. Ortaç
öğretmenlik