AI means Artificial Intelligence.
- YZ, yapay zekâ anlamına gelir.
Sometimes I doubt your intelligence.
- Bazen zekandan şüphe ediyorum.
She is a lady of business acumen.
- O ticari zekalı bir bayan.
Intelligence is the ability to adjust to changes.
- Zeka, değişikliklere uyum sağlama yeteneğidir.
I have a lot of friends to support me mentally.
- Beni zeka olarak destekleyecek çok arkadaşım var.
Tom likes to play mind games.
- Tom zeka oyunları oynamayı seviyor.
With both mind and body in their best condition, let's look forward to the newcomers' training camp.
- Onların en iyi durumdaki hem zeka hem de vücutları ile, yeni gelenlerin eğitim kampını dört gözle bekleyelim.
With both mind and body in their best condition, let's look forward to the newcomers' training camp.
- Onların en iyi durumdaki hem zeka hem de vücutları ile, yeni gelenlerin eğitim kampını dört gözle bekleyelim.
His intelligence and experience enabled him to deal with the trouble.
- Onun zekası ve deneyimi onun sorunla baş etmesini sağladı.
Intelligence is the ability to adjust to changes.
- Zeka, değişikliklere uyum sağlama yeteneğidir.
My sister has a very good brain.
- Kız kardeşimin çok iyi zekası var.
I wish I had Tom's brains.
- Keşke Tom'un zekasına sahip olsam.
With both mind and body in their best condition, let's look forward to the newcomers' training camp.
- Onların en iyi durumdaki hem zeka hem de vücutları ile, yeni gelenlerin eğitim kampını dört gözle bekleyelim.
Don't mind Tom. He's a little retarded.
- Tom'a aldırmayın. O biraz geri zekalı.
I wish I had Tom's brains.
- Keşke Tom'un zekasına sahip olsam.