yuvarlan

listen to the pronunciation of yuvarlan
Türkçe - İngilizce
{f} rolled

Tom rolled over in bed. - Tom yatakta yuvarlandı.

He rolled off the bed. - O, yataktan yuvarlandı.

{f} rolling

The kitten loved to chase rolling coins. - Kedi yavrusu yuvarlanan sikkeleri kovalamayı severdi.

A rolling stone gathers no moss. - Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

get rolling
roll around
got rolling
tumble down
wallow

A pig will wallow in the mud in order to cool down. - Bir domuz serinlemek için çamurda yuvarlanır.

Wallowing is an important element of a good life in pigs. - Çamurda yuvarlanmak domuzlarda iyi bir yaşamın için önemli bir unsurudur.

{f} roll

Tom rolled over in bed. - Tom yatakta yuvarlandı.

A coin rolled under the desk. - Masanın altına madeni para yuvarlandı.

yuvarla
cupping
yuvarla
roll

He rolled off the bed. - O, yataktan yuvarlandı.

Tom rolled over in bed. - Tom yatakta yuvarlandı.

yuvarla
{f} round

We bought a round table. - Biz bir yuvarlak masa aldık.

The bowl was perfectly round. - Kase mükemmel bir şekilde yuvarlaktı.

yuvarla
toss off
yuvarla
{f} trundle
yuvarla
round off
yuvarla
{f} rounded

What's 5,814 rounded to the nearest thousand? - 5.814'ün en yakın bine yuvarlaması nedir?

yuvarla
cup
yuvarla
tossoff
yuvarla
round#off
yuvarla
toss#off
yuvarlan