yaklaşık

listen to the pronunciation of yaklaşık
Türkçe - İngilizce
approximate

Dogs breathe approximately 30 times a minute. - Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.

The bridge is approximately a mile long. - Köprü yaklaşık bir mil uzunluğunda.

about

The term hutong, originally meaning water well, came from the Mongolian language about 700 years ago. - Orijinalde su kuyusu anlamına gelen hutong sözcüğü, Moğol dilinden yaklaşık 700 yıl önce gelmiştir.

The dictionary contains about half a million words. - Sözlük, yaklaşık yarım milyon kelime içeriyor.

just about

Tom has just about everything a man could want. - Tom yaklaşık olarak bir erkeğin isteyebileceği her şeye sahip.

We're just about finished with this job. - Yaklaşık olarak bu işi bitirdik.

well nigh
some

I can't quite figure out what that chord around 1:58 is. Can somebody help me out? - Yaklaşık 1:58'lik o akordun ne olduğunu tam anlayamıyorum. Birisi bana yardım edebilir mi?

That charity is named after someone who contributed about two billion yen. - O hayır kuruluşuna yaklaşık iki milyar yen bağışta bulunan birinin adı verildi.

approximate, rough, about, circa, more or less, something like takribi
approximative
rough

Asia is roughly four times the size of Europe. - Asya yaklaşık olarak Avrupa'nın dört katı büyüklüktedir.

He estimates that the new house will cost roughly thirty million yen. - O, yeni evin yaklaşık otuz milyon yene mal olacağını tahmin ediyor.

circa

This work was painted circa 1650. - Bu tablo yaklaşık 1650'de yapıldı.

proximate
round about
(Bilgisayar) approx

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

Disconnect the power cable from the modem, wait for approximately one minute, then reconnect the cable. - Enerji kablosunu modemden ayır, yaklaşık bir dakika bekle, sonra kabloyu tekrar bağla.

or so

You can buy it for a thousand yen or so. - Sen onu yaklaşık bin yene alabilirsin.

I'll be back in an hour or so. - Ben yaklaşık bir saat içerisinde döneceğim.

broadly speaking
more or less

She's more or less my age. - O yaklaşık olarak benim yaşımda.

around about
round
in the region of
something like
in round figures
around

Tom will be back around 2:30. - Tom yaklaşık 2.30 civarında geri dönecek.

The mailman comes around every three days. - Postacı yaklaşık üç günde bir gelir.

yaklaşık olarak
approximately

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

The number pi is approximately equal to 3.14 or 22/7. Its symbol is π. - Pi sayısı, yaklaşık olarak 3,14 ya da 22/7'ye eşdeğerdir. Sembolü π'dir.

yaklaşık olarak
roughly

Asia is roughly four times the size of Europe. - Asya yaklaşık olarak Avrupa'nın dört katı büyüklüktedir.

yaklaşık çözüm
approximate solution
yaklaşık olarak
ballpark figure
yaklaşık değer
approximate value
yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü
peck
yaklaşık olarak
thereabouts
yaklaşık olarak
thereabout
yaklaşık olarak
as nearly as I can tell
yaklaşık olarak
roundly
yaklaşık olarak
something like
yaklaşık olarak
almost

The novel has sold almost 20,000 copies. - Roman yaklaşık olarak 20,000 adet sattı.

yaklaşık olarak
approximately, roughly takriben
yaklaşık olarak
near

It's nearly six o'clock. - Saat yaklaşık olarak altıdır.

Tom is nearly twice your size. - Tom yaklaşık olarak senin ölçünün iki katı.

yaklaşık olarak
nearly

Tom is nearly twice your size. - Tom yaklaşık olarak senin ölçünün iki katı.

The world population is expanding at the rate of nearly 90 million people a year. - Dünya nüfusu bir yılda yaklaşık olarak 90 milyon kişi artıyor.

yaklaşık olarak
approx

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

Dogs breathe approximately 30 times a minute. - Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.

yaklaşık olarak
approximate

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

It'll take approximately three hours. - O yaklaşık olarak üç saat sürecek.

yaklaşık olarak
give or take
unit kırk fite eşit ölçü birimi (yaklaşık 12 metre)
(Askeri) forty-foot equivalent
yaklaşık olarak
practical
yaklaşık olarak
in the neighborhood of
yaklaşık olarak
some
yaklaşık olarak
ballpark
Türkçe - Türkçe
Gerçek değeri veya miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî
takribi
yaklaşık bilgi
Bilimsel bakımdan geçerli sayılabilecek kadar açık ve nesnel olan, fakat bilim geliştikçe yeniden gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gerekecek olan bilgi
yaklaşık değer
Bir niceliğin gerçek tutarından az eksik veya az artık olan değeri
Yaklaşık olarak
kabaca
yaklaşık olarak
(Osmanlı Dönemi) takrîben
yaklaşık