Ken korkunç bir soğuk algınlığı olmuş gibi görünüyor.
- Ken seems to have a terrible cold.
Korkunç kazada düzinelerle insan yaralandı.
- Dozens of people were injured in the terrible accident.
O berbat bir soğuk aldı.
- He caught a terrible cold.
Ben bugün berbat hissediyorum.
- I feel terrible today.
O gerçekten çok kötü mü?
- Is it really so terrible?
O zaman çok kötü görünüyordu.
- She looked terrible at that time.
O sözcük oyunu müthiştir.
- That pun is terrible.
Tom müthiş bir koçtu.
- Tom was a terrible coach.
O, o gün çok kötü hissetti.
- She felt very bad that day.
Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.
- Tom has a very bad reputation around town.
Bu yol dehşet verici.
- This road is terrible.
Yazma konusunda çok iyisin. Ben kötüyüm.
- You're so good at writing. I'm terrible.
Çok kötü bir ikilemdeyim.
- I am in a terrible dilemma.
... That was a very bad idea. ...
... But I do believe that women in pop music have a very bad rap. ...