vakıflar

listen to the pronunciation of vakıflar
Türkçe - İngilizce
endowments
vakıf
foundation

This Bible came from an Australian foundation. - Bu İncil, Avustralyalı bir vakıftan geldi.

Dan received funds from local foundations to improve his old library. - Dan eski kütüphanesini iyileştirmek için yerel vakıflardan fon aldı.

vakıflar Genel Müdürlüğü
Directorate of Waqfs
vakıf
{i} trust

A trust fund has been set up for each of the children. - Çocukların her biri için bir vakıf fonu kuruldu.

vakıf
pious foundation
vakıf
donation
vakıf
(Kanun) endowment
vakıf
charitable institution
vakıf
(pious) foundation
vakıf
endow
vâkıf
aware, cognizant
vâkıf
creator of a waqf
vâkıf
aware, cognizant, proficient
Türkçe - Türkçe
evkaf
vakıf
Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir kimse tarafından bırakılan mülk veya para: "Dernekler, vakıflar ... kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler."- Anayasa
VAKIF
(Hukuk) Vakfeden kişi,bilen kişi
VÂKIF
(Osmanlı Dönemi) Bilen, haber sahibi. Aşina. Bir işten iyi haberi olan
VÂKIF
(Osmanlı Dönemi) Vakfeden
VÂKIF
(Osmanlı Dönemi) Duran, ayakta duran
vakıf
Bu nitelikte olan (mülk veya para)
vâkıf
(Osmanlı Dönemi) herhangi bir eşyayı hiçbir karşılık gözetmeksizin halkın faydasına sunma
vakıflar