unwilling to take risks

listen to the pronunciation of unwilling to take risks
İngilizce - Türkçe

unwilling to take risks teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

cautious
{s} ihtiyatlı

Tom son derece ihtiyatlı. - Tom is extremely cautious.

Biz yeterince ihtiyatlı değildik. - We weren't cautious enough.

cautious
{s} tedbirli

Çok tedbirli olduğumu düşünüyor musun? - Do you think I'm being too cautious?

Ben tedbirli olmaya çalışıyorum. - I'm trying to be cautious.

cautious
müdebbir
cautious
dikkatli

Tom dikkatli bir şekilde taşındı. - Tom moved cautiously.

Caddeyi geçerken dikkatli ol. - Be cautious when you cross the street.

cautious
önemli
cautious
sakıngan

Yeni bir şey denemeyecek kadar sakıngan. - He is too cautious to try anything new.

cautious
{s} sakınan
cautious
cautiously ihtiyatla cautiousness ihtiyatlılık
İngilizce - İngilizce
cautious
unwilling to take risks

    Heceleme

    un·will·ing to take risks

    Türkçe nasıl söylenir

    ınwîlîng tı teyk rîsks

    Telaffuz

    /ənˈwələɴɢ tə ˈtāk ˈrəsks/ /ənˈwɪlɪŋ tə ˈteɪk ˈrɪsks/