Onun problemleri karşısında bizimkiler bir hiçtir.
- Verglichen mit seinen Problemen, sind unsere nichts.
O bizim beyzbol sahamızdır.
- That is our baseball field.
Bizim restoran en iyisidir.
- Our restaurant is the best.
Onların fiyatı bizimkinin altındadır.
- Their price is below ours.
Onların arabası bizimkini solladı.
- Their car overtook ours.
Onların elmaları bizimkiler kadar iyi değil.
- Their apples aren't as good as ours.
Başkalarının hataları işaret edildiğinde bu hoşumuza gider, fakat bizimkiler işaret edildiğinde değil.
- We like it when others' mistakes are pointed out, but not when ours are.
Bay Tanaka bizim arkadaşımızdır.
- Mr Tanaka is a friend of ours.
Bizim bu evimiz sadece yeniden dekore edildi ve altı aylığına burada yaşamadık.
- This house of ours has just been redecorated, and we haven't lived here for sixth months.
Imagination affects every aspect of our lives.
- Die Fantasie hat Auswirkungen auf alle Aspekte in unserem Leben.
It's presumptuous for humans to assume that our task is to do what only God can do.
- Es ist anmaßend von Menschen, anzunehmen, dass unsere Aufgabe ist, zu tun, was nur Gott tun kann.