uğursuz

listen to the pronunciation of uğursuz
Türkçe - İngilizce
ominous

The ominous thunderstorm in the distance was gaining speed and strength. - Uzaktaki uğursuz bir fırtına hız ve güç kazanıyordu.

There was an ominous silence. - Uğursuz bir sessizlik vardı.

inauspicious
sinister

A sinister figure emerged from the shadows. - Gölgelerden uğursuz bir şahıs ortaya çıktı.

Some villains are more sinister than others. - Bazı hainler diğerlerinden daha uğursuzdurlar.

unlucky

Some people say thirteen is an unlucky number. - Bazı insanlar on üçün uğursuz bir sayı olduğunu söylerler.

'Four' is an unlucky number in Japan. - 4 Japonya'da uğursuz bir sayıdır.

demonic
dire
untoward
ill-omened

Don't say such ill-omened things. - Böyle uğursuz şeyler söyleme.

unlucky; ill-omened, inauspicious
daemonic [Brit.]
accursed
evil

Leave him alone, you evil bastard! - Onu yalnız bırak, seni uğursuz piç!

baleful
ill-omened, inauspicious, ominous, black, ill-fated
black

I wonder why some people think black cats are unlucky. - Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum.

Black cats bring bad luck. - Kara kedi uğursuzluk getirir.

fateful
accurst
daemonical [Brit.]
ill fated
bloody
portentous
portent
hoodoo
demon
eerie
ill omened
ill-fated

I was born on an ill-fated day. - Ben uğursuz bir günde doğdum.

ill-boding
unhappy
{s} malignant
boding
direful
daemonical
{s} daemonic
uğursuz adam
Jonah
uğursuz bir kâbusa kapılmış
hagridden
uğursuz gün
black-letter day
uğursuz kimse
jinx
uğursuz olarak
sinisterly
uğursuz tip
hoodoo
uğursuz yıldız
unlucky star
uğursuz şey
hoodoo
uğursuz şey
jinx
hımhım ile burunsuz, birbirinden uğursuz
(Konuşma Dili) One is as bad as the other
Türkçe - Türkçe
Kendinde uğursuzluk bulunan, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum: "Kendince uğursuz saydığı işlerden birini işlemiş olmasından korktu."- M. Ş. Esendal
Kendinde uğursuzluk bulunan, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meş'um
(Osmanlı Dönemi) AGUN
kademsiz
MEYMENETSiZ
meret
(Osmanlı Dönemi) MA'KUS
(Hukuk) MEŞUM
düztaban
çifteli
musibet
şom
menhus
uğursuz