tutar

listen to the pronunciation of tutar
Türkçe - İngilizce
(Hukuk) amount

The bill amounts to 500 dollars. - Senet tutarı 500 dolar.

This amount includes tax. - Bu tutar vergi içermektedir.

total

What's the total amount of the bill? - Hesabın toplam tutarı nedir?

sum

The sum came to over 20,000 yen. - Tutar 20,000 yenin üzerine çıktı.

sum of money
(Ticaret) extension
totality
tenacious
quanta
aggregate
quantum
total, sum; number
total, sum, amount, totality; sum of money
volume
(Ticaret) extended price
holds

That water tower holds a three-day supply. - Bu su kulesi üç günlük tedariki tutar.

total amount
tutar olarak
(Dilbilim) in all
tutar para birimi
(Bilgisayar) amounts are in
tutar tarafı olmak
hold water
birbirini tutar
consistent
ilave tutar
(Ticaret) cumulative
tutarlar
Amounts
cebirsel tutar
(Matematik) algebraic sum
düzeltici tutar
(Hukuk) correction amount
havalimanına gitmek ne kadar tutar
How much will it cost to go to the airport
hisse başına tutar
(Ticaret) amount per share
ne kadar tutar
How much will it cost
tamirat ücreti ortalama ne kadar tutar
How much will the repairs cost approximately
telafi edici tutar
(Hukuk) compensatory amount
yuvarlak tutar
round sum
yürüyerek beş dakika tutar
It's about a five minute walk
Üye Devletler... hakkını saklı tutar
(Hukuk) Member States shall retain the right
önemli tutar
(Ticaret) significant amount
Türkçe - Türkçe
Nicelik bakımından bir şeyin bütünü
Para miktarı, meblağ
tutar