toplanmış

listen to the pronunciation of toplanmış
Türkçe - İngilizce
collected

The samples were collected from two hundred medical institutions all over the world. - Numuneler tüm dünyadaki iki yüz sağlık kurumundan toplanmıştır.

The data to be discussed below was collected in the following way. - Aşağıda açıklanacak veri şu şekilde toplanmıştır.

conglomerate
cumulative
aggregate
accumulative
agglomerate
gathered

A large crowd had gathered on the street. - Büyük bir kalabalık caddede toplanmıştı.

Tom was talking to a group of men gathered around the conference table. - Tom konferans masasının etrafında toplanmış bir grup erkekle konuşuyordu.

(Bilgisayar) picked up
summed
bunched
assembled
totaled
pooled
congregate
colleeted
toplanmış sürü
roundup
toplanmış yardım
collection
topla
gather

The dictionary gathers nearly half a million words. - Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime toplar.

Maruyama Park is a place where a lot of people gather. - Maruyama Parkı pek çok insanın toplandığı bir yerdir.

topla
add up

Add up these figures. - Bu sayıları toplayın.

These figures don't add up. - Bu şekiller toplanmaz.

topla
{f} collected

He collected a lot of stamps. - O, çok sayıda pul topladı.

Tom has collected a great many butterflies. - Tom pek çok kelebek topladı.

topla
{f} muster

Tom finally mustered up the courage to ask Mary to marry him. - Tom sonunda Mary'nin onunla evlenmesini isteme cesaretini topladı.

She finally mustered up the courage to ask him for more money. - Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.

topla
reunite
topla
sum up

Can you briefly sum up what was said at the meeting? - Toplantıda ne söylendiğini kısaca özetleyebilir misin?

topla
{f} gathering

The squirrel was busy gathering nuts. - Sincap fındık toplamayla meşguldü.

Tom doesn't enjoy family gatherings very much. - Tom aile toplantılarını fazla sevmiyor.

topla
{f} bunch
topla
made up
topla
summon up

Summon up your courage and tell the truth. - Cesaretini topla ve gerçeği söyle.

topla
assemble

The students assembled in the classroom. - Öğrenciler sınıfta toplandı.

The teacher assembled the students in the hall. - Öğretmen salonda öğrencileri topladı.

topla
{f} harvest

In November, olives are harvested from the trees to make oil. - Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.

I don't harvest your olives. - Senin zeytinlerini toplamam.

topla
make up

Americans who are over sixty-five make up 12.5% of the total population. - Altmış beşten fazla Amerikalılar toplam nüfusun% 12.5'ini oluşturuyor.

They make up about 12.5 percent of the total population. - Onlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'ğunu oluşturuyorlar.

topla
pick

A magnet can pick up and hold many nails at a time. - Bir mıknatıs bir seferde çok sayıda çiviyi toplayabilir ve tutabilir.

They will go to the woods to pick mushrooms, weather permitting. - Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.

topla
{f} summed
topla
round up
topla
bunched
acele ile toplanmış
scratch
elle toplanmış
handpicked
kan toplanmış
congested
sanırım hesap yanlış toplanmış
I believe the bill is added up wrong
su toplanmış kabarcık
blister
su toplanmış kabarcık var
I have a blister
tepede toplanmış
(saç) upswept
tepede toplanmış saç
upsweep
topla
three-pronged pitchfork
topla
make#up
topla
sumup
topla
sum

The sum of 5 and 3 is 8. - 5 ve 3'ün toplamı 8'dir.

In a closed system the sum of the contained energies remains constant. - Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.

topla
convoke
topla
sum#up
topla
collecting

I lost interest in collecting stamps. - Pulları toplamada ilgimi kaybetti.

Tom's hobby is collecting photos of cars. - Tom'un hobisi araba fotoğrafları toplamaktır.

topla
recruit
Türkçe - Türkçe

toplanmış teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

topla
Üç parmaklı diren
topla
Üç parmaklı dirgen
toplanmış