to recall from one's memory; to have an image in one's memory

listen to the pronunciation of to recall from one's memory; to have an image in one's memory
İngilizce - Türkçe

to recall from one's memory; to have an image in one's memory teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

remember
{f} anmak
remember
hatırlamak

Biraz süt almayı hatırlamak zorundayım. - I have to remember to buy some milk.

Onun adını hatırlamak çok zordur. - His name is very difficult to remember.

remember
selam
remember
{f} hatırda tutmak
remember
hatıra
remember
(Bilgisayar) unutmayın

Pencereleri kapatmayı unutmayın. - Remember to shut the windows.

Yarın yedide beni uyandırmayı unutmayın. - Please remember to wake me up at seven tomorrow.

remember
hatırlama

Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi. - My Japanese teacher used to use a song to help us remember verb conjugations. No one really sang along.

Bu albümü, okul günlerimi hatırlamadan asla göremem. - I never see this album without remembering my school days.

remember
Remember me toBenden selam söyleyin
remember
aklına gelmek
remember
(to ile) -den selam götürerek
remember
(armağan/bahşiş/vb.) vermek
remember
-in selamını söylemek
remember
unutmamak

Bütün yapman gereken, bu üç basit adımı unutmamak. - All you need to do is remember these three very simple steps.

Yarın bu kitabı satın almayı unutmamak zorundayım. - I have to remember to buy this book tomorrow.

remember
{f} yâdetmek
remember
(fiil) hatırlamak, anımsamak, hatırda tutmak, anmak, düşünmek, yâdetmek, aklında tutmak, ihmal etmemek
remember
remembrancerhatırlatıcı şey veya kimse
remember
yad etmek
remember
{f} ihmal etmemek
remember
zihin
İngilizce - İngilizce
remember

I remember locking the door.

to recall from one's memory; to have an image in one's memory