the width or limits of the application of something

listen to the pronunciation of the width or limits of the application of something
İngilizce - Türkçe

the width or limits of the application of something teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

extent
müsadere
extent
(Nükleer Bilimler) büyüklük
extent
{i} kapsam
extent
{i} uzunluk
extent
{i} ölçü

Ne ölçüde ona güvenilebilir? - To what extent can he be trusted?

Bir ölçüde Psikoloji öğrenimi yaptım. - I have studied Psychology to some extent.

extent
uzam
extent
kaplam
extent
to the full extent of his power elinden geldiği kadar
extent
boy

Dan, Linda'nın suç tarihinin boyutunu bilmiyor. - Dan doesn't know the extent of Linda's criminal history.

Birinin cehaletinin boyutunu bilmek önemlidir. - It is important to recognize the extent of one's ignorance.

extent
alan
extent
derece

Söylenti bir dereceye kadar doğru. - The rumor is true to some extent.

Bir dereceye kadar bir kızak arabasını kontrol edebilirsiniz. - To some extent, you can control the car in a skid.

extent
miktar

Söylediğini bir miktar kabul ediyorum. - I accept what you say to some extent.

extent
saha
extent
uzanma
extent
to a great extent büyük çapta
extent
musadere emirnamesi
extent
(isim) uzunluk, genişlik, yükseklik, alan, boyut, kapsam, derece, ölçü
İngilizce - İngilizce
extent
the width or limits of the application of something

    Heceleme

    the width or limits of the ap·pli·ca·tion of some·thing

    Türkçe nasıl söylenir

    dhi wîdth ır lîmıts ıv dhi äplıkeyşın ıv sʌmthîng

    Telaffuz

    /ᴛʜē ˈwədᴛʜ ər ˈləməts əv ᴛʜē ˌapləˈkāsʜən əv ˈsəmᴛʜəɴɢ/ /ðiː ˈwɪdθ ɜr ˈlɪməts əv ðiː ˌæpləˈkeɪʃən əv ˈsʌmθɪŋ/

    Günün kelimesi

    tegument