Sen ondan daha uzun boylusun.
- You are taller than she.
Sen benden daha uzunsun.
- You are taller than me.
Siz ondan daha uzun boylusunuz.
- You are taller than her.
O, babasından daha uzun boyludur.
- He is taller than his father.
Uzun boylu adam, yakasına pembe bir karanfil takmıştı.
- The tall man wore a pink carnation in his lapel.
Siz ondan daha uzun boylusunuz.
- You are taller than her.
Fuji Dağı Japonya'nın en yüksek dağıdır.
- Mt. Fuji is Japan's tallest mountain.
O kendini daha uzun göstermek için yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor.
- She wears high heels to make herself look taller.
Bu dağ 3000 metre yüksekliktedir.
- This mountain is 3000 meters tall.
Bu dağ ne kadar yüksekliktedir?
- How tall is that mountain?
Böyle abartılı bir hikayeye inanmamı bekleme!
- Don't expect me to believe such a tall story.
Ağaç o kadar yüksekti ki bahçe duvarının üzerinde yükseldi.
- The tree was so tall that it towered over the garden wall.
Ben beş fit, iki inç boyundayım.
- I am five feet, two inches tall.
Yaklaşık 180 santimetre boyundayım.
- I am almost 180 centimeters tall.
... just one way to be beautiful, you know, tall or short, straight hair or curly or whatever, ...
... When people are unusually tall, that's one of the explanations. ...