the space, area, volume, etc., to which something extends

listen to the pronunciation of the space, area, volume, etc., to which something extends
İngilizce - Türkçe

the space, area, volume, etc., to which something extends teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

extent
müsadere
extent
(Nükleer Bilimler) büyüklük
extent
{i} kapsam
extent
{i} uzunluk
extent
{i} ölçü

Bir ölçüde söylediklerine katılıyorum. - I agree with what you say to some extent.

Bir ölçüde Psikoloji öğrenimi yaptım. - I have studied Psychology to some extent.

extent
uzam
extent
kaplam
extent
to the full extent of his power elinden geldiği kadar
extent
boy

Dan, Linda'nın suç tarihinin boyutunu bilmiyor. - Dan doesn't know the extent of Linda's criminal history.

Leyla'nın mektupları onun ırkçılığının boyutlarını ortaya çıkardı. - Layla's letters revealed the extent of her racism.

extent
alan
extent
derece

Belirli bir dereceye kadar Fransızcayı anlayabilirim. - I can understand French to a certain extent.

Bir dereceye kadar bir kızak arabasını kontrol edebilirsiniz. - To some extent, you can control the car in a skid.

extent
miktar

Söylediğini bir miktar kabul ediyorum. - I accept what you say to some extent.

extent
saha
extent
uzanma
extent
to a great extent büyük çapta
extent
musadere emirnamesi
extent
(isim) uzunluk, genişlik, yükseklik, alan, boyut, kapsam, derece, ölçü
İngilizce - İngilizce
extent

The extent of his knowledge of the language is a few scattered words.

the space, area, volume, etc., to which something extends