that which is first in quantity; the most excellent portion; the best part

listen to the pronunciation of that which is first in quantity; the most excellent portion; the best part
İngilizce - Türkçe

that which is first in quantity; the most excellent portion; the best part teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

prime
{i} en güzel zaman

Tom şu an en güzel zamanında. - Tom is now in his prime.

O, en güzel zamanında öldürüldü. - He was cut down in his prime.

prime
{f} (topa/tüfeğe) ağızotu koymak
prime
(Tıp) İlk, birinci, primus
prime
önemli; başlıca: This has become a prime concern. Önemli bir mesele oldu bu. That's the prime reason why she's come. Onun gelmesinin
prime
ticareti hızlandırmak iç
prime
{s} 1. önemli; başlıca: This has become a prime concern. Önemli bir mesele oldu bu. That's the prime reason why she's come. Onun gelmesinin
prime
(sayı) asal
prime
başlıca
prime
en iyi
prime
ilk

Tom bizim ilk şüphelimiz. - Tom is our prime suspect.

Bu odada birkaç ilkel vazo duruyor. - Several primeval vases stand in this room.

prime
{i} mükemmel şey
prime
{s} en önemli

Mercan kayalığı, bölgenin en önemli cazibesidir. - The coral reef is the region's prime attraction.

prime
{f} tulumbaya su koymak
prime
(isim) en güzel zaman, gençlik, hayatın baharı, olgunluk çağı, mükemmel şey, asal sayı, başlangıç, ilk dönem, ana nota, savunma duruşu
prime
(sıfat) baş, ilk, birincil, en önemli, başlıca, asal
prime
{i} asal sayı

Asal sayılar hayata benzerler, onlar tamamıyla mantıklıdır ama bütün zamanınızı bu konuyu düşünerek harcasanız dahi belirli bir kural bulmak imkansızdır. - Prime numbers are like life; they are completely logical, but impossible to find the rules for, even if you spend all your time thinking about it.

Asal sayılar kümesi sayılabilir. - The set of prime numbers is countable.

prime
{s} birincil
prime
{f} astar sürmek
prime
{i} ilk dönem
prime
{i} ana nota
İngilizce - İngilizce
prime
that which is first in quantity; the most excellent portion; the best part