sharp; keen; bitter; severe

listen to the pronunciation of sharp; keen; bitter; severe
İngilizce - Türkçe

sharp; keen; bitter; severe teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

eager
istekli

Gelmememiz söylendiği zaman, gitmek için daha da istekli oluruz. - When we are told not to come, we become all the more eager to go.

Onun konuşması sırasında öğrenciler istekli olarak dinlediler. - The pupils listened eagerly during his speech.

eager
(sıfat) hevesli, gayretli, istekli, sabırsız, ateşli
eager
isteklenmek
eager
arzulu/hevesli
eager
can atan
eager
hevesli

Ken hevesli bir öğrenci. - Ken is an eager student.

Oraya gitmeye çok hevesli. - He is very eager to go there.

eager
sabırsız

Tom katılmak için sabırsız gibi görünüyor. - Tom seems eager to participate.

Onlar seni görmek için sabırsızlanıyorlar. - They're eager to see you.

eager
eagerly şiddetli arzuyla
eager
arzulu
eager
eagerness şevk istek
eager
büyük şevkle
eager
canlılık
eager
arzu
eager
{s} ateşli
eager
sabırsızlıkla
eager
eager beaver vazifesine fazlasıyla bağlı olan kimse
İngilizce - İngilizce
eager
Sharp; keen; severe
tart
sharp; keen; bitter; severe