sebeb

listen to the pronunciation of sebeb
Türkçe - İngilizce
reason

I see no reason why I shouldn't put it into practice. - Onu niçin uygulamamam gerektiğinin sebebini anlamıyorum.

Tom did his best to find a reason to stay. - Tom kalma sebebi bulmak için elinden geleni yaptı.

cause

If you want to know why, it's because I caused five car accidents this year. - Sebebini bilmek istiyorsan, bu yıl beş araba kazasına neden olduğum içindir.

He fully realizes that he was the cause of the accident. - Kazanın sebebi olduğunun tamamen farkındadır.

sebeb olmak
Cause
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Edb: Harekeli bir harf ile sâkin bir harften veya iki harekeli harften meydana gelen parça. Bak: Esbab, Esbabperest
(Osmanlı Dönemi) Alâka
(Osmanlı Dönemi) Vâsıta. Âlet
(Osmanlı Dönemi) Bahane
(Osmanlı Dönemi) VECH
(Osmanlı Dönemi) MUTAVASSIT
sebeb