bestow a privilege upon

listen to the pronunciation of bestow a privilege upon
İngilizce - Türkçe
birine ayrıcalık tanımak
iltimas geçmek
birini kayırmak
favor
{i} kayırma
favor
{i} ayrıcalık
favor
{f} iyilik etmek
favor
{i} beğenme, onay; sevgi, sempati
favor
{i} beğenilme
favor
{i} teveccüh
favor
onay
favor
taltif
favor
{i} lütuf
favor
bestow favors
favor
{i} (bir davete katılanlara verilen) ufak hediye
favor
{i} koruma

Eugenia yüzü temizlemek ve cildi korumak için en sevdiği yağları bizimle paylaştı. - Eugenia shared with us her favorite oils for cleaning the face and protecting the skin.

favor
kerem
favor
güleryüz gösterme
favor
{i} iyilik, lütuf
favor
{i} iltimas
favor
(fiil) iyilik etmek, yardımda bulunmak, kayırmak, tutmak, desteklemek, kabul etmek, şereflendirmek, benzemek, dikkat göstermek
favor
himaye
favor
{i} taraftarlık [spor.]
favor
{f} tutmak

Tom'un en sevdiği şeylerden biri balık tutmaktır. - One of Tom's favorite things to do is fishing.

İngilizce - İngilizce
privilege
favor
favour
bestow a privilege upon

    Heceleme

    be·stow a pri·vi·lege up·on

    Türkçe nasıl söylenir

    bîstō ı prîvlıc ıpän

    Telaffuz

    /bəˈstō ə ˈprəvləʤ əˈpän/ /bɪˈstoʊ ə ˈprɪvləʤ əˈpɑːn/

    Günün kelimesi

    elevenses