sürtünmek

listen to the pronunciation of sürtünmek
Türkçe - İngilizce
rub
to fawn over (someone)
jostle
brush
(for a part of one's/its body) to rub against (something); to rub oneself/itself against (something)
chafe
to rub oneself (against), to brush; to seek a quarrel
to look for an excuse to quarrel with (someone)
scrape
rub oneself against
sweep
rub oneself
seek a quarrel
sürtünme
friction

Tires wear down because of friction between the rubber and the road surface. - Lastikler lastik ve yol yüzeyi arasındaki sürtünme nedeniyle yıpranır.

Trade friction might arise between the two nations at any moment. - İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.

sürtünme
{i} rubbing
sürtünme
{s} frictional
sürtünme
attrition
sürtünme
brush
sürtünme
contact
sürtünme
rub

Tires wear down because of friction between the rubber and the road surface. - Lastikler lastik ve yol yüzeyi arasındaki sürtünme nedeniyle yıpranır.

Türkçe - Türkçe
Kavga etmek için sebep aramak
Geçerken değmek, sürünmek: "Hasta gene duvarlara sürtünerek kendini alt katın merdivenlerine attı."- P. Safa
Geçerken değmek, sürünmek
Sürtünme
delk
sürtünme
Sürtünmek işi
sürtünme
Yüzeyleri birbirinin üstüne gelerek biri veya her ikisi ötekine göre ters doğrultuda kayan iki cismin durumu, delk
sürtünmek