sürgü

listen to the pronunciation of sürgü
Türkçe - İngilizce
bolt

Don't forget to bolt the door. - Kapıyı sürgülemeyi unutmayın.

Sami removed the bolts. - Sami sürgüleri çıkardı.

slide

You're too young to know what a slide rule is. - Sürgülü hesap cetvelinin ne olduğunu bilmek için çok gençsin.

harrow
bar

We barred the door and locked it. - Kapıyı sürgüleyip kilitledik.

urinal
ejector
chamber pot
(kapı) bolt; harrow" " tapan; plasterer's trowel; bedpan
plasterer's trowel
clack
sliding bar
bolt (of a door)
cursor
bolt (of a rifle)
pusher
bedpan
flap
traverse
(İnşaat) brick trowel
slide bolt
damper
cutoff
deadbolt
push bolt
(Nükleer Bilimler) drive
sürgü geçirmek
harrow
sürgü ateşi
box barrage
sürgü başı
crosshead
sürgü dayağı
slide rest
sürgü geçirmek
to harrow
sürgü kolu
bolt handle (of a rifle)
sürgü kolu
slide rod
sürgü mesnedi
slide rest
sürgü takozu
slide block
sürgü teli
slide wire
sürgü valf
sleeve valve
sürgü çubuğu
slide rod
ana sürgü
king bolt
kapı sürgü
staple
Türkçe - Türkçe
Kışın toprak damlardaki karı temizlemede kullanılan 'T' şeklinde tahtadan yapılmış bir araç
Merdiven
Kağnı arabasının yokuşta yavaş gitmesi için arkasına takılan ağaç
Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala
Tarlaya atılan tohumları örtmek gezdirilen, ağaçtan geniş araç, sürgü
Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme
Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama
Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan
Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap
tapan
sürgü kolu
Tüfeklerde fişek sürüp kovan boşaltan sürgünün elle tutulan kolu
sürgü