Tom ve Mary ayrı ayrı geldi.
- Tom and Mary arrived separately.
Onları ayrı ayrı sarar mısınız?
- Could you wrap them up separately?
Sorun ondan ayrı olarak tartışılmalı.
- This question must be discussed separately from that one.
Koltuk minderi ayrı olarak satılır.
- Seat cushions are sold separately.
Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir.
- It is not always easy to separate right from wrong.
Telleri ayırmak zorunda kalacağız.
- We'll have to separate the wires.
Biz ayrı hesaplar istiyoruz.
- We'd like separate checks.
Bu ayrı bir tedavi için yeterince önemli.
- This is important enough for separate treatment.
Ailesinden ayrılmayı sevmiyordu.
- He didn't like being separated from his family.
Tom karısından ve çocuklarından ayrılmayı istemiyordu.
- Tom didn't like being separated from his wife and children.
Britanya kanalla kıtadan ayrılmaktadır.
- Britain is separated from the Continent by the Channel.
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.
- They want to separate after 40 years of marriage.
Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.
- We shouldn't confuse solitude with isolation. They are two separate things.
Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.
- When a word is borrowed from another language, it frequently begins by having the same meaning; but with continued use in both languages, the now separate words may accrete disparate connotations.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
- It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Öğretmen bizi iki gruba ayırdı.
- Our teacher separated us into two groups.
İrlanda ve İngiltere denizle ayrılmıştır.
- Ireland and England are separated by sea.
Şehir zengin ve yoksul olarak ayrılmış.
- The city is separated into rich and poor.
Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir.
- It is not always easy to separate right from wrong.
Siyaseti dinden ayırmalıyız.
- We must separate politics from religion.
Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.
- The individual stars in a constellation may appear to be very close to each other, but in fact they can be separated by huge distances in space and have no real connection to each other at all.
Separate the articles from the headings.
I try to keep my personal life separate from work.
... And we can treat the human face completely separately ...