Üç yıl önce buraya ayrı ayrı taşındık.
- We moved here separately three years ago.
Tom ve Mary ayrı ayrı geldi.
- Tom and Mary arrived separately.
Koltuk minderi ayrı olarak satılır.
- Seat cushions are sold separately.
Sorun ondan ayrı olarak tartışılmalı.
- This question must be discussed separately from that one.
Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir.
- It is not always easy to separate right from wrong.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.
- The Karakoram separates China from Pakistan.
Biz ayrı hesaplar istiyoruz.
- We'd like separate checks.
Tek yazılması gereken iki kelimeyi, iki ayrı kelime olarak yazmak Norveç'te büyük bir problemdir.
- Writing two separate words when it should be written as one is a big problem in Norway.
Dil kültürden ayrılmaz.
- You can't separate language from culture.
Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.
- Tom asked me how long my parents had been married before they separated.
Britanya kanalla kıtadan ayrılmaktadır.
- Britain is separated from the Continent by the Channel.
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.
- They want to separate after 40 years of marriage.
Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.
- When a word is borrowed from another language, it frequently begins by having the same meaning; but with continued use in both languages, the now separate words may accrete disparate connotations.
Tom ve Mary farklı devletlerde yaşıyorlar.
- Tom and Mary live in separate states.
Guangdong'u Guangxi'den ne ayırıyor?
- What separates Guangdong from Guangxi?
Dili kültürden ayıramazsınız.
- You can't separate language from culture.
Sami ve Leyla çoktan ayrılmıştı.
- Sami and Layla had already separated.
Onlar iki gruba ayrılmıştı.
- They were separated into two groups.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.
- The Karakoram separates China from Pakistan.
Manş denizi İngiltere'yi ve Fransa'yı ayırmaktadır.
- The English Channel separates England and France.
Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.
- The individual stars in a constellation may appear to be very close to each other, but in fact they can be separated by huge distances in space and have no real connection to each other at all.
Separate the articles from the headings.
I try to keep my personal life separate from work.
... And we can treat the human face completely separately ...