reduce, lessen; decline

listen to the pronunciation of reduce, lessen; decline
İngilizce - Türkçe
azaltmak, hafifletmek; düşüş
decrease
{f} azalmak

Şehrin nüfusu yıldan yıla azalmaktadır. - The population of the town decreases year by year.

O gelenek azalmaktadır. - That custom is on the decrease.

decrease
azaltmak

Borcunu azaltmak için ne yapmalısın? - What should you do to decrease your debt?

Evi temizlemem için geçen zamanı büyük ölçüde azaltmak istiyorum. - I would like to drastically decrease the amount of time it takes me to clean the house.

decrease
{f} küçülmek
decrease
{i} düşüş
decrease
{i} eksilme
decrease
{i} azalma

O gelenek azalmaktadır. - That custom is on the decrease.

Fransız şirketlerin rekabeti azalmaya devam etmektedir. - The competitiveness of French companies continues to decrease.

decrease
darlaşmak
decrease
düşüş yaşamak
decrease
{f} azal

Bu ilaç ağrını azaltacak. - This medicine will decrease your pain.

Evi temizlemem için geçen zamanı büyük ölçüde azaltmak istiyorum. - I would like to drastically decrease the amount of time it takes me to clean the house.

decrease
azal/azalt
decrease
{f} azalmak, düşmek, küçülmek; azaltmak, düşürmek
decrease
noksan on the decrease azalmakta
decrease
eksiltmek decreasingly gittikçe azalarak
decrease
{f} eksiltmek
decrease
(isim) azalma, eksiltme, azaltma, küçülme, eksilme; düşüş
decrease
{f} inmek
decrease
{i} küçülme
decrease
azaltma/azalma
decrease
{f} düşmek
İngilizce - İngilizce
{f} decrease
reduce, lessen; decline