rail at

listen to the pronunciation of rail at
İngilizce - Türkçe
sövüp saymak
hırlamak
dil uzatmak
rail
{f} ray döşemek
rail
hırlamak
rail
parmaklıkla kapatmak
rail
demiryolu

Demiryolu istasyonu nerede? - Where is the railroad station?

Demiryolu işçileri yarın greve gidiyorlar. - The railroad workers are going on walkout tomorrow.

rail
ray

Tom her sabah işe giderken demiryolu raylarını geçer. - Tom crosses the railroad tracks every morning on his way to work.

Tom raya yaslanıyordu. - Tom was leaning against the rail.

rail
şov(mek)
rail
{i} trabzan
rail
{f} parmaklıkla çevirmek
rail
{i} d.y
rail
(isim) ray, demiryolu, tırabzan, trabzan, parmaklık, korkuluk, sutavuğu
rail
demiryolu ile taşımak
rail
{i} (tahta parmaklıktaki yatay) sırık
rail
{i} korkuluk

Tom korkulukta kendini desteklemek zorunda kaldı. - Tom had to support himself on the railing.

Sonra korkuluk yol verdi. - Then the railing gave way.

rail
{f} sövüp saymak
rail
{f} dil uzatmak
rail
{i} küpeşte; tırabzan küpeştesi, merdiven küpeştesi; parmaklık küpeştesi
rail
{f} yakınmak
rail
dırlanmak
İngilizce - İngilizce
rail
rail at

    Türkçe nasıl söylenir

    reyl ät

    Telaffuz

    /ˈrāl ˈat/ /ˈreɪl ˈæt/

    Etimoloji

    [ 'rA(&)l ] (noun.) 14th century. Middle English raile, from Middle French reille ruler, bar, from Latin regula ruler, from regere to keep straight, direct, rule; more at RIGHT.

    Günün kelimesi

    bombinate