Hakem her iki tarafı da desteklememelidir.
- A referee should not favor either side.
O her iki eliyle yazabilir.
- He can write with either hand.
Şapkaların hiçbirinden hoşlanmıyorum.
- I don't like either hat.
Onlardan hiçbirini tanımıyorum.
- I don't know either of them.
O, sporların düşkünü değildir, ben de değilim.
- He is not fond of sports, and I am not either.
Çirkin değilim ama güzel de değilim.
- I'm not ugly, but I'm not pretty either.
Bunların ikisinden birine sahip olabilirsiniz, fakat ikisine birden değil.
- You can have either of these, but not both.
İkisinden biri gitmeli.
- Either of the two must go.
Ray, Gary'nin hikayesini desteklemek istiyordu fakat polisler onların ikisininde gerçeği söylediklerine ikna olmamışlardı.
- Ray was willing to corroborate Gary's story, but the police were still unconvinced that either of them were telling the truth.
İki eski âşık arkadaş kalabiliyorsa, ya onlar hâlâ aşıktır ya da hiç olmadılar.
- If two past lovers can remain friends, it's either because they are still in love, or they never were.
İki kitaptan herhangi birini alabilirsin.
- You may take either of the two books.
Çocuklardan herhangi birini görmedim.
- I didn't see either boy.
İki kızın her birini tanıyor musun?
- Do you know either of the two girls?