hiçbiri

listen to the pronunciation of hiçbiri
Türkçe - İngilizce
none

None of my classmates live near here. - Sınıf arkadaşlarımdan hiçbiri buraya yakın yaşamazlar.

I hope that none of them got into an accident. - Onlardan hiçbirinin kaza geçirmediğini umuyorum.

neither

Neither of those two students passed the test. - Şu iki öğrenciden hiçbiri testi geçmedi.

He speaks only English and German, neither of which I understand. - O, sadece İngilizce ve Almanca konuşur, onlardan hiçbirini anlamam.

none of them

None of them are drivers. - Onlardan hiçbiri sürücü değil.

I hope that none of them got into an accident. - Onlardan hiçbirinin kaza geçirmediğini umuyorum.

no one

No one ate any of the cookies that I made. - Hiç kimse yaptığım kurabiyelerden hiçbirini yemedi.

No one of the Greeks was better in battles than Achilles. - Yunanların hiçbiri savaşlarda Aşil'den daha iyi değildi.

(used with a negative verb) none of them, not one of them
either

I don't know either twin. - İkizlerin hiçbirini tanımıyorum.

I don't like either hat. - Şapkaların hiçbirinden hoşlanmıyorum.

nothing

It's either everything or nothing. - Ya hepsi, ya da hiçbiri.

He had done everything to satisfy his beloved's desires, but nothing worked. - O, sevgilisinin arzuların tatmin etmek için her şeyi yaptı ama hiçbiri işe yaramadı.

(Bilgisayar) not one of
nerdeyse hiçbiri
almost none of
Türkçe - Türkçe
Olumsuz cümlelerde "bir tanesi bile" anlamında kullanılır
hiçbiri