obturate

listen to the pronunciation of obturate
İngilizce - Türkçe
tıkamak
kapamak
kapa
{f} mühürlemek
{f} kapatmak
obturation
tıkama
obturation
{i} kapama
obturation
{i} mühürleme
obturation
(Askeri) GAZ KAÇIŞINI ÖNLEME: Mermi ateşlendiği zaman, bir topun kama payından gaz kaçışının önlenmesi. Bu önleme; genel olarak, kovanın, barut hazinesi cidarına doğru genişlemesiyle husule gelen tecrittir
obturation
(Tıp) Tıkanma
İngilizce - İngilizce
block passage through; "obstruct the path"
To stop or close, as an opening; to stop (a gun breech) so as to prevent the escape of gas in firing
{f} seal; stop up; close; plug the opening in a firearm to prevent the escape of gas during firing (Weaponry)
obturation
{i} state of being obturated; quality of being sealed or stopped up
obturation
The act of stopping up, or closing, an opening
obturate