o zamanlar

listen to the pronunciation of o zamanlar
Türkçe - İngilizce
then

Art was then at its best. - O zamanlar sanat zirvedeydi.

I made a lot of mistakes back then. - O zamanlar tekrar bir sürü hata yaptım.

those days

In those days, sugar was less valuable than salt. - O zamanlar, şeker tuzdan daha az değerliydi.

There were not many women doctors in those days. - O zamanlar çok kadın doktor yoktu.

o zaman
then

I cannot believe you did not see him then. - O zaman onu görmediğine inanmıyorum.

It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then. - Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.

o zaman
at the time

I was off duty at the time. - Ben o zaman görevde değildim.

Tom claimed that he was working at the time. - Tom o zamanda çalıştığını iddia etti.

o zaman
when then
O zaman
that time

I was cleaning my room for that time. - Ben o zaman odamı temizliyordum.

At that time, Mexico was not yet independent of Spain. - O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.

O zaman
that the time
o zaman
in that case
o zaman
then of
o zaman
by then

I'll be back by then. - O zamana kadar döneceğim.

Tom may be back by then. - Tom o zamana kadar geri dönebilir.

o zaman
at that time

Few roads existed in North America at that time. - O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.

Were you reading a book at that time? - O zaman bir kitap okuyor muydunuz?

o zaman
at that case
o zaman
thereat
o zamanlar