Men wore hats back then.
- O zamanlar erkekler şapka takardı.
I made a lot of mistakes back then.
- O zamanlar tekrar bir sürü hata yaptım.
In those days, sugar was less valuable than salt.
- O zamanlar, şeker tuzdan daha az değerliydi.
Her feet were bare, as was the custom in those days.
- O zamanlar âdet olduğu üzere, yalınayaktı.
I cannot believe you did not see him then.
- O zaman onu görmediğine inanmıyorum.
I was watching TV then.
- O zamanda televizyon seyrediyordum.
Tom claimed that he was working at the time.
- Tom o zamanda çalıştığını iddia etti.
Tom claims he was drunk at the time.
- Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
- O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
Few roads existed in North America at that time.
- O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.
Were you reading a book at that time?
- O zaman bir kitap okuyor muydunuz?
Can you finish by then?
- O zamana kadar bitirebilir misin?
Tom may be back by then.
- Tom o zamana kadar geri dönebilir.