Tom'un bazı gerçekten acı anıları vardı.
- Tom had some really painful memories.
Hisleri, görüntüleri, düşünceleri ya da anıları iletmeyen müzik sadece arka fon gürültüsüdür.
- Music that doesn't transmit feelings, images, thoughts, or memories is just background noise.
Kolej günlerimin hatıraları aklıma geliyor.
- Memories of my college days come to my mind.
Belki hatıralarım bana oyun oynuyor.
- Maybe my memories are playing tricks on me.
Olay anımızda hâlâ taze.
- The event is still fresh in our memory.
Onunla ilgili anılarım azalmaya başladı.
- My memory of her has begun to recede.
Bellek beynimizin önemli bir işlevidir.
- Memory is an essential function of our brain.
Sanal bellek çoklu görev çekirdekleri için geliştirilmiş bir bellek yönetim tekniğidir.
- Virtual memory is a memory management technique developed for multitasking kernels.
En ufak bir şüphe olmadan, rüya daha önceki hayattan bir hatıraydı.
- Without the slightest doubt, the dream was a memory from a previous life.
O iyi bir hafızaya sahiptir.
- He has a good memory.
Hafıza, beynimizin önemli bir fonksiyonudur.
- Memory is an essential function of our brain.
Dan yaptıklarından hiçbir şey hatırlamıyordu.
- Dan had no memory of what he had done.
Çocukluğumu net hatırlıyorum.
- I have a clear memory of my childhood.
Babamın anısına bir şiir yazdım.
- I wrote a poem in memory of my dad.
Bu anıt büyük bir devlet adamı anısınadır.
- This monument is in memory of a great statesman.
This data passes from the CPU to the memory.
Happiness is nothing more than good health and a bad memory.
I have no memory of that event.
The Roberts Court seems to be the most politically conservative in living memory.
... precious memories of your life. ...
... you have these memories of writing songs all over the world. ...