kontrol edilemez

listen to the pronunciation of kontrol edilemez
Türkçe - İngilizce
ungovernable
out of control
unmanageable
out of hand
unguidable
{s} uncontrollable

He has an uncontrollable temper. - Onun kontrol edilemez bir öfkesi vardır.

kontrol et
{f} check

Try to check the flow of water by turning the valve. - Vanayı çevirerek su akışını kontrol etmeye çalış.

The defenders checked the onslaught by the attackers. - Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.

kontrol et
check it out

Tom wants you to check it out. - Tom bunu kontrol etmeni istiyor.

We'd better check it out. - Bunu kontrol etsek iyi olur.

kontrol et
{f} overhaul
kontrol et
{f} controlling

Controlling my emotions is not my forte. - Duygularımı kontrol etmek benim görevim değil.

The next four to six weeks are crucial in controlling the massive Ebola outbreak. - Önümüzdeki 4 ila 6 hafta, büyük Ebola salgınını kontrol etmekte çok önemlidir.

kontrol et
{f} discipline
kontrol et
{f} controlled

Aliens controlled Earth's progress in secret. - Yabancılar gizlice Dünya'nın ilerlemesini kontrol etti.

Tom wanted to hit Mary, but he controlled himself. - Tom Mary'ye vurmak istedi ama kendini kontrol etti.

kontrol et
{f} control

Anger is hard to control. - Öfkeyi kontrol etmek zordur.

Some things in life are beyond our ability to control. - Hayatta bazı şeyler kontrol etme yeteneğimizin ötesindedir.

kontrol et
checked

The defenders checked the onslaught by the attackers. - Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.

He checked the durability of the house before buying it. - O, satın almadan önce evin dayanıklılığını kontrol etti.

kontrol edilemez