Hasn't he looked at himself in a mirror?
- O, aynada kendine bakmadı mı?
Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
- Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.
She kept the secret to herself.
- O, sırrı kendine sakladı.
The girl fainted, but she came to when we threw water on her face.
- Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.
Behave yourself, and you'll get something nice.
- Kendine gelirsen, hoş bir şey alırsın.
No matter how sneaky you are, you can never surprise yourself.
- Ne kadar sinsi olursan ol, asla kendine sürpriz yapamazsın.
One ought to be true to oneself.
- İnsan kendine karşı dürüst olmalı.
She cooked herself a good meal.
- O, kendine iyi bir yemek pişirdi.
She kept the secret to herself.
- O, sırrı kendine sakladı.
Tom doesn't seem to have any self-confidence.
- Tom kendine güveni var gibi görünmüyor.
The cafeteria was self-service.
- Kafeterya kendi kendine servis.
Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
- Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.
He said NO to himself. He said YES aloud.
- O kendi kendineHAYIRdedi.Yüksek sesle EVET dedi.