immerzu

listen to the pronunciation of immerzu
Almanca - Türkçe
sürekli olarak, boyunca, mütemadiyen
İngilizce - Türkçe

immerzu teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

always
hep

Ben her zaman kardeşlere sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu hep merak ettim. - I've always wondered what it'd be like to have siblings.

O, o günlerde hep içki içiyordu. - He was always drinking in those days.

all the time
hep

Evren yıldızlarla doluysa, neden onların hepsinden gelen ışık tüm gökyüzünü sürekli parlatmıyor? - If the universe is full of stars, why doesn't the light from all of them add up to make the whole sky bright all the time?

Bugün hava harika fakat bu günlerde hep yağmur yağdı. - The weather today is great, but lately it's been raining all the time.

always
her zaman

Her zaman altıda kalkarım. - I always get up at six.

Her zaman şarkı söylüyorsun. - You're always singing.

always
daima

Daima doğruyu söyledim. - I've always told the truth.

Futbol basit bir oyundur. 22 kişi bir topun peşin koşar ve sonunda da daima Almanlar kazanır. - Football is a simple game. 22 men chase a ball for 90 minutes, and at the end the Germans always win.

all the time
her zaman

Bill her zaman dürüsttür. - Bill is honest all the time.

İnsanoğlu genellikle iyi olmak ister fakat her zaman çok iyi ve sakin değil. - On the whole human beings want to be good, but not too good and not quite all the time.

always
herdem
all the time
ıf.sürece: prep.her zaman
all the time
boyuna
all the time
sürekli

Sürekli burnumu temizlemek zorundayım. - I have to blow my nose all the time.

Tom sürekli Mary hakkında düşünüyor. - Tom thinks about Mary all the time.

always
hemişe
always
sonuna dek
always
durmadan
24/7
Yedi gün, yirmidört saat
24/7
24 / 7
always
tekrar tekrar
always
defalarca
always
boyuna
Almanca - İngilizce