immerzu

listen to the pronunciation of immerzu
ألمانية - التركية
sürekli olarak, boyunca, mütemadiyen
الإنجليزية - التركية

تعريف immerzu في الإنجليزية التركية القاموس.

always
hep

O, o günlerde hep içki içiyordu. - He was always drinking in those days.

Çok fazla aksiyon içermeyen filmlerde hep sıkılırım. - I'm always bored with films that have little action.

all the time
hep

Ben bunu hep yaparım. - I do it all the time.

Anlamıyorum. Niye hep onunla takılıyorsun? - I don't understand. Why do you hang out with her all the time?

always
her zaman

Anne her zaman sabahları erken kalkar. - Mother always gets up early in the morning.

Bill her zaman dürüsttür. - Bill is always honest.

always
daima

Bana daima yardım ettiniz. - You've always helped me.

Daima doğruyu söyledim. - I've always told the truth.

all the time
her zaman

Bill her zaman dürüsttür. - Bill is honest all the time.

The New York Times onun galerisini her zaman eleştirir. - The New York Times reviews her gallery all the time.

always
herdem
all the time
ıf.sürece: prep.her zaman
all the time
boyuna
all the time
sürekli

Tom, onlar ilkokuldayken, sürekli Mary'ye sataşırdı. - Tom used to pick on Mary all the time when they were in elementary school.

Tom sürekli Mary hakkında düşünüyor. - Tom thinks about Mary all the time.

always
hemişe
always
sonuna dek
always
durmadan
24/7
Yedi gün, yirmidört saat
24/7
24 / 7
always
tekrar tekrar
always
defalarca
always
boyuna
ألمانية - الإنجليزية
incessantly
continuously
unceasingly
24/7
ceaselessly
always
perennially
all the time
247
Er sah immerzu in Richtung Eingang.
He kept glancing toward the entrance