immerzu

listen to the pronunciation of immerzu
ألمانية - التركية
sürekli olarak, boyunca, mütemadiyen
الإنجليزية - التركية

تعريف immerzu في الإنجليزية التركية القاموس.

always
hep

Çok fazla aksiyon içermeyen filmlerde hep sıkılırım. - I'm always bored with films that have little action.

O hep soluk görünüyor. - She always looks pale.

all the time
hep

Bugün hava harika fakat bu günlerde hep yağmur yağdı. - The weather today is great, but lately it's been raining all the time.

Ben bunu hep yaparım. - I do it all the time.

always
her zaman

Bill her zaman dürüsttür. - Bill is always honest.

Her zaman altıda kalkarım. - I always get up at six.

always
daima

Bana daima yardım ettiniz. - You've always helped me.

Futbol basit bir oyundur. 22 kişi bir topun peşin koşar ve sonunda da daima Almanlar kazanır. - Football is a simple game. 22 men chase a ball for 90 minutes, and at the end the Germans always win.

all the time
her zaman

O her zaman orada kaldı. - He stayed there all the time.

Bill her zaman dürüsttür. - Bill is honest all the time.

always
herdem
all the time
ıf.sürece: prep.her zaman
all the time
boyuna
all the time
sürekli

Tom, onlar ilkokuldayken, sürekli Mary'ye sataşırdı. - Tom used to pick on Mary all the time when they were in elementary school.

Tom sürekli Mary hakkında düşünüyor. - Tom thinks about Mary all the time.

always
hemişe
always
sonuna dek
always
durmadan
24/7
Yedi gün, yirmidört saat
24/7
24 / 7
always
tekrar tekrar
always
defalarca
always
boyuna
ألمانية - الإنجليزية
incessantly
continuously
unceasingly
24/7
ceaselessly
always
perennially
all the time
247
Er sah immerzu in Richtung Eingang.
He kept glancing toward the entrance