Seni rahatsız ettiğim için üzgünüm.
- I am sorry to trouble you.
Sizi beklettiğim için üzgünüm.
- I am sorry to have kept you waiting.
Onu işittiğime üzüldüm.
- I am sorry to hear that.
Geç kaldığım için üzgünüm.
- I'm sorry to be late.
Geç kaldığım için üzgünüm.
- I'm sorry about being late.
Affedersiniz fakat söylediğinizi anlamadım.
- I'm sorry, but I didn't catch what you said.
Affedersiniz ama bu video artık mevcut değil.
- I'm sorry, but it's no longer available.
... In soccer, sorry. ...
... I'm sorry. ...