Onunla gidemediğim için üzgünüm.
- I am sorry that I could not go with her.
Seni rahatsız ettiğim için üzgünüm.
- I am sorry to trouble you.
Onu işittiğime üzüldüm.
- I am sorry to hear that.
Geç kaldığım için üzgünüm.
- I'm sorry I'm so late.
Geç kaldığım için üzgünüm.
- I'm sorry to be late.
Affedersiniz, onu tekrar söyler misiniz?
- I'm sorry, could you say that again?
Affedersiniz, adınızı unuttum.
- I'm sorry, I've forgotten your name.
... from Mary Follano ' Follano, sorry. ROMNEY: Hi, Mary. ...
... OH, I'M SORRY, TEDDY. IVY'S NOT HERE. ...