her zamankinden

listen to the pronunciation of her zamankinden
Türkçe - İngilizce
the usual
than ever before
her zaman
always

You're always singing. - Her zaman şarkı söylüyorsun.

To be always honest is not easy. - Her zaman dürüst olmak kolay değildir.

her zaman
ever

He is stronger than ever. - O, her zamankinden daha güçlüdür.

Every time cigarettes go up in price, many people try to give up smoking. - Her zaman sigara fiyatları yükseliyor, çok sayıda insan sigara içmeyi bırakmaya çalışıyor.

her zaman
any time

Please come and see me any time. - Lütfen her zaman beni görmeye gelebilirsin.

Any time will suit me. - Her zaman bana uygun olacaktır.

her zaman
for ever

Tom always blames Mary for everything. - Tom her zaman Mary'yi her şey için suçluyor.

Tom always blames me for everything. - Tom her zaman beni her şey için suçluyor.

her zaman
everytime
her zaman
all the time

He was silent all the time. - O, her zaman sessizdi.

He stayed there all the time. - O her zaman orada kaldı.

her zaman
routinely
her zaman
year

Tom was stealing money for the last two years, and Mary knew it all the time. - Tom son iki yıldır para çalıyordu ve Mary bunu her zaman biliyordu.

Japan has produced more cars than ever this year. - Japonya bu yıl her zamankinden daha çok araba üretti.

her zaman
all times
her zaman
all the while

He kept smoking all the while. - O her zaman sigara içmeye devam etti.

She did nothing but cry all the while. - O her zaman ağlamaktan başka hiçbir şey yapmadı.

her zaman
invariably
her zaman
in season and out of season
her zaman
forever

I am forever in trouble. - Benim her zaman başım belada.

He will forever live on in our memories. - O her zaman anılarımızda yaşayacak.

her zaman
at any time

An earthquake can happen at any time. - Bir deprem her zaman olabilir.

An accident may happen at any time. - Bir kaza her zaman olabilir.

her zaman
(deyim) for ever and a day
her zaman
every time

Every time I hear that song, I think of my high school days. - O şarkıyı duyduğum her zaman,lise günlerimi düşünürüm.

Tom became tired of always having to pay the bill every time he went out with Mary. - Tom, Mary ile birlikte her çıkışında her zaman hesabı ödemek zorunda kalmaktan usandı.

her zaman
e'er
her zaman
evermore
her zaman
night and day
her zaman
all along

It was you all along, wasn't it? - O her zaman sendin, değil mi?

her zaman
any old time
her zaman
always, for ever, forever, evermore
her zaman
not always
her zaman
each time
her zaman
anytime

I will be glad to help you anytime. - Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.

You're welcome back anytime. - Her zaman tekrar gelebilirsin.

her zaman
at all times

To come out on top, you have to stay two steps ahead of your opponent at all times. - Zirveye çıkmak için her zaman rakibin iki adım önünde kalmak zorundasın.

You are in my thoughts at all times. - Sen her zaman düşüncelerimdesin.

Türkçe - Türkçe

her zamankinden teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Her zaman
daima
Her zaman
(Osmanlı Dönemi) YEKSAN
Her zaman
her dem
her zaman
Ara vermeden, sürekli, daima, sık sık