her yerinde

listen to the pronunciation of her yerinde
Türkçe - İngilizce
all over

We travelled all over the country. - Biz ülkenin her yerinde seyahat ettik.

A lot of people want peace all over the world. - Dünyanın her yerinde çok sayıda insanlar barış istiyorlar.

everywhere else
all around
about
her yer
everywhere

You can't get lost in big cities; there are maps everywhere! - Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!

These are on sale everywhere. - Bunlar her yerde satılıyor.

her yer
(deyim) up hill and down dale
her yer
anywhere

They looked everywhere for him, but couldn't find him anywhere. - Ona her yerde baktılar, ama hiçbir yerde bulamadılar.

You may go anywhere you like. - İstediğiniz her yere gidebilirsiniz.

her yer
everyplace
her yer
every place
her yer
all over

A lot of people want peace all over the world. - Dünyanın her yerinde çok sayıda insanlar barış istiyorlar.

He had bruises all over after the fight. - Uçuştan sonra her yerde morlukları vardı.

her yer
all around

There were flowers all around. - Her yerde çiçekler vardı.

He left his books all around the house. - O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.

her yer
every place, everywhere
her yerinde