her yerinde

listen to the pronunciation of her yerinde
Türkçe - İngilizce
all over

The branch offices of the bank are located all over Japan. - Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.

Violence erupted all over the city because of the food shortages. - Yiyecek yokluğundan dolayı şehrin her yerinde şiddet patlak verdi.

everywhere else
all around
about
her yer
everywhere

These are on sale everywhere. - Bunlar her yerde satılıyor.

They looked everywhere for him, but couldn't find him anywhere. - Ona her yerde baktılar, ama hiçbir yerde bulamadılar.

her yer
(deyim) up hill and down dale
her yer
anywhere

Tom can sleep anywhere. - Tom her yerde uyuyabilir.

They looked everywhere for him, but couldn't find him anywhere. - Ona her yerde baktılar, ama hiçbir yerde bulamadılar.

her yer
everyplace
her yer
every place
her yer
all over

He had bruises all over after the fight. - Uçuştan sonra her yerde morlukları vardı.

The man is well-known all over the village. - Adam köyün her yerinde iyi tanınmıştır.

her yer
all around

There were flowers all around. - Her yerde çiçekler vardı.

He left his books all around the house. - O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.

her yer
every place, everywhere
her yerinde