her yer

listen to the pronunciation of her yer
Türkçe - İngilizce
everywhere

You can't get lost in big cities; there are maps everywhere! - Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!

She is an excellent scholar, and is recognized everywhere as such. - O, mükemmel bir bilim adamıdır, bu itibarla her yerde tanınır.

(deyim) up hill and down dale
anywhere

His daughter is eager to go with him anywhere. - Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.

That kind of thing can't be found just anywhere. - O tür şey her yerde bulunamaz.

everyplace
every place
every place, everywhere
all over

The man is well-known all over the village. - Adam köyün her yerinde iyi tanınmıştır.

He had bruises all over after the fight. - Uçuştan sonra her yerde morlukları vardı.

all around

There were flowers all around. - Her yerde çiçekler vardı.

He left his books all around the house. - O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.

her yer

    Telaffuz

    Etimoloji

    [ (h)&r, 'h&r ] (adjective.) before 12th century. Middle English hire, from Old English hiere, genitive of hEo she; more at HE.