good fortune

listen to the pronunciation of good fortune
İngilizce - Türkçe
şans

Onun iyi bir karı bulmak için iyi şansı vardı. - He had the good fortune to find a good wife.

Iyi şans sayesinde onlar kaçtı. - By good fortune, they escaped.

talih

Yanan binadan kurtarılacak kadar iyi bir talihe sahipti. - He had the good fortune to be rescued from the burning building.

ongunluk
meymenet
blessing
{i} nimet

İyi sağlık büyük bir nimettir. - Good health is a great blessing.

Sen benim nimetime sahipsin. - You have my blessing.

good fortune; luck
ikbal; şans
blessing
kutsayarak
blessing
askerce
blessing
kutsayan
blessing
kayra
by good fortune
tesadüfen
by good fortune
şans eseri
blessing
{f} kutsa
blessing
{i} dua
happiness, felicity, good fortune
mutluluk, saadet, şans
blessing
{i} lütuf

Biz onu bir lütuf olarak kabul ediyoruz. - We consider it a blessing.

blessing
azarlama
blessing
bless dua et/kutsa
blessing
{i} kutsama, takdis
blessing
{i} bereket

Allah'ın bereketi üzerinize olsun. - May the blessings of God be upon you.

blessing
hamt
blessing
{i} kutsama
blessing
slang haşlama
blessing
onay/lütuf/dua
blessing
{i} şükran
blessing
{i} hayırdua
blessing
{i} hayır dua
İngilizce - İngilizce
an auspicious state resulting from favorable outcomes
blessing
good fortune

    Heceleme

    good for·tune

    Türkçe nasıl söylenir

    gîd fôrçun

    Telaffuz

    /gəd ˈfôrʧo͞on/ /ɡɪd ˈfɔːrʧuːn/

    Etimoloji

    [ 'gud ] (adjective.) before 12th century. Middle English, from Old English gOd; akin to Old High German guot good, Sanskrit gadhya what one clings to.

    Videolar

    ... But there were a lot of families who didn't have that good fortune and whose sons or daughters ...

    Günün kelimesi

    pourboire