Biz genellikle bir öğünden sonra çay içeriz.
- We generally drink tea after a meal.
Genelde, İngiltere'de iklim yumuşaktır.
- Generally speaking, the climate in England is mild.
Bu hayvanın, bazı kalıtsal sorunları varmış gibi görünüyor.
- There seems to be some genetic problem with this animal.
Kistik fibrozis, kalıtsal bir hastalıktır.
- Cystic fibrosis is a genetic disease.
Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.
- Genes consist of a specific sequence of DNA.
Çocukların için genleri seçebilseydin, seçer miydin?
- If you could choose the genes for your children, would you?
It looks like Mary is drunk again.
- Görünüşe göre Mary gene sarhoş.
In general, people were against the consumption tax.
- Genellikle insanlar tüketim vergisine karşıdırlar.
Gilbert is late yet again.
- Gilbert gene geç kaldı.
Tom isn't up yet. He usually stays in bed until 7:30.
- Tom henüz kalkmadı. O genellikle 7.30'a kadar yatakta kalır.
Tom and Mary argue a lot, but they still get along quite well together.
- Tom ve Mary çok tartışırlar ama yine de birlikte oldukça iyi geçinirler.
Rick and Carol broke up two months ago, but he's still carrying a torch for her.
- Rick ve Carol, iki ay önce ayrıldılar ama yine de o onu karşılıksız seviyor.
It is nevertheless a good sentence.
- O yine de iyi bir cümle.
Now I live in a city. Nevertheless, the distance between my house and the large forest is only about a kilometer.
- Şimdi bir şehirde yaşıyorum. Yine de, evim ve büyük orman arasındaki mesafe yalnızca bir kilometre civarında.
Shit, once again I missed the train!
- Kahretsin, yine treni kaçırdım.
Tom is back at the house, catching up on his sleep.
- Tom yine evde, uykusunu tamamlıyor.
After the iron had cooled off, Mary wrapped the electrical cord around the iron, put the iron back on the shelf, folded up the ironing board, and put it away back in the closet.
- Ütü soğuduktan sonra Mary elektrik kablosunu ütüye sardı, ütüyü tekrar rafa koydu, ütü masasını katladı ve onu yine dolaba kaldırdı.
Once more, the fundamentalist ideologies oppose to the great historical advances.
- Yine, köktenci ideolojiler büyük tarihsel ilerlemelere karşı çıkarlar.
He ate three and said he could eat as many again.
- O, üç tane yedi ve yine aynı sayıda yiyebileceğini söyledi.
It's crowded again today.
- Bugün yine kalabalık.
Sami was repeating that over and over.
- Sami onu tekrar tekrar yineliyordu.
Still, the war was not over.
- Yine de, savaş bitmedi.