gönder

listen to the pronunciation of gönder
Türkçe - İngilizce
flagstaff
flagpole, flagstaff
pole, staff; flagpole, mast; goad
shaft
pole

The children sent their Christmas lists to the North Pole with the hope that Santa would read them. - Çocuklar Noel listelerini, Noel Baba okur umuduyla Kuzey Kutbu'na gönderdi.

oxgoad
flagstick
{f} relay
flagpole
{f} forward

I forwarded the schedule you sent me to Tom. - Bana gönderdiğin programı Tom'a gönderdim.

Please forward the document to the administrative office for review. - Lütfen incelemesi için belgeyi idari ofise gönderin.

(Bilgisayar) submit

The teacher submitted a request for more funds. - Öğretmen daha fazla para için talep gönderdi.

From now on, I'll only submit sensible sentences to Tatoeba. - Tatoeba'ya şu andan itibaren yalnızca mantıklı cümleler göndereceğim.

(Bilgisayar) send to

Which book did you pick out to send to Anne? - Anne'ye göndermek için hangi kitabı seçtin?

I would appreciate any information you can send to us. - Bize gönderebileceğin bir bilgiyi takdir ederim.

(Bilgisayar) sent to

If you sign up to Facebook, your information will be sent to intelligence agencies. - Facebook'a üye olursanız, bilgileriniz istihbarat örgütlerine gönderilecektir.

Roger Miller entered the United States Army at the age of seventeen. He was sent to an army base near Atlanta, Georgia. - Roger Miller Amerikan Birleşik Devletleri Ordusu'na on yedi yaşında katıldı. Atlanta, Georgia'ya yakın bir üsse gönderildi.

{f} shipping

We offer free shipping. - Biz ücretsiz gönderim sunuyoruz.

The soldiers are shipping off tomorrow. - Yarın askerler gönderiliyor.

(Bilgisayar) export
{f} route
{f} sending

Thank you very much for sending me such a nice present. - Bana böyle hoş bir hediye gönderdiğin için çok teşekkür ederim.

I'm sending her to California. - Onu Kaliforniya'ya gönderiyorum.

forward to

Sophie had been looking forward to getting another letter from the unknown sender. - Sophie bilinmeyen göndericiden bir mektup daha almayı dört gözle bekliyordu.

{f} forwarding
{f} sent

He was sent to jail for murder. - O, cinayet nedeniyle hapse gönderildi.

If you sign up to Facebook, your information will be sent to intelligence agencies. - Facebook'a üye olursanız, bilgileriniz istihbarat örgütlerine gönderilecektir.

transmit on
relegate
{f} routed
send out

The captain decided to send out a scout. - Kaptan bir keşif gemisi göndermeye karar verdi.

send

Don't forget to send the letter. - Mektubu göndermeyi unutma.

I'm sending her to California. - Onu Kaliforniya'ya gönderiyorum.

send away
{f} forwarded

I forwarded the schedule you sent me to Tom. - Bana gönderdiğin programı Tom'a gönderdim.

I forwarded the message I got from Tom to Mary. - Tom'dan aldığım mesajı Mary'ye gönderdim.

sent away
mast
pack off
{f} routing
consign
sent out

He sent out the parcel the day before yesterday. - O, koliyi evvelsi gün gönderdi.

I sent out the payment a couple of days ago. - Ödemeyi birkaç gün önce gönderdim.

sentout
{f} dispatch

Your order has been dispatched. - Siparişiniz gönderildi.

About thirty firefighters were dispatched. - Yaklaşık otuz itfaiyeci gönderildi.

staff
sent#out
sentaway
sendaway
sent#away
packoff
sendout
dosya gönder
(Bilgisayar) send file
dosya gönder
(Bilgisayar) send a file
farklı gönder
(Bilgisayar) send as
ileti gönder
(Bilgisayar) send message
istek gönder
(Bilgisayar) send request to
kart gönder
(Bilgisayar) send card
posta gönder
(Bilgisayar) send mail
posta gönder
(Bilgisayar) mail forward
yorum gönder
(Bilgisayar) send feedback
açavele gönder
sprit
daha sonra gönder
(Bilgisayar) send later
depola ve gönder
(Askeri) store-and-forward
exchange klasörüne gönder
(Bilgisayar) post to exchange folder
foto gönder
send photo
html gönder
(Bilgisayar) send html
html olarak gönder
(Bilgisayar) mail as html
ifade gönder
(Bilgisayar) send expression
kolayca faks gönder
(Bilgisayar) fax friendly
mektup gönder
(Bilgisayar) send one letter
mektup gönder
(Bilgisayar) send letter
metin gönder
(Bilgisayar) send text
okundu bilgisi gönder
(Bilgisayar) send receipt
sayfa gönder
(Bilgisayar) send page to
unicode olarak gönder
(Bilgisayar) send as unicode
web sayfası gönder
(Bilgisayar) send web page
zengin metin gönder
(Bilgisayar) send rich text
çerçeve gönder
(Bilgisayar) transmit frame
Türkçe - Türkçe
(Hukuk) Bayrak çekilen direk
(Osmanlı Dönemi) Ucuna birşey takılan uzun sopa veya sırık. Kullanış şekline göre isim alır: Bayrak, sancak gönderi
(Osmanlı Dönemi) Sancak çekmek için geminin kı
(Osmanlı Dönemi) Çift sürerken öküzleri dürtmekte kullanılan ucu iğneli uzun sopa
(Osmanlı Dönemi) Tar: Seferde ordunun ve ileri gelen vezir ve diğer devlet ricalinin atlarına bakmak ve sair zamanlarda ise has ahır ve çayır hizmetlerinde kullanılmak üzere gayr-ı müslimlerden ve hasseten Bulgarlardan tertip edilmiş bir sınıf olan voynukların her mıntıkada iki, üçü ve dördü hakkında kullanılır bir tâbirdir
Üvendire
Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa
ince düz ve uzunca olarak çekilmiş çubuklar
gönder