gönder

listen to the pronunciation of gönder
Türkisch - Englisch
flagstaff
flagpole, flagstaff
pole, staff; flagpole, mast; goad
shaft
pole

The children sent their Christmas lists to the North Pole with the hope that Santa would read them. - Çocuklar Noel listelerini, Noel Baba okur umuduyla Kuzey Kutbu'na gönderdi.

oxgoad
flagstick
{f} relay
(Bilgisayar) submit

Your order has been submitted. - Siparişiniz gönderildi.

Thank you for submitting your work to this journal. - Çalışmanızı bu dergiye gönderdiğiniz için teşekkürler.

{f} forward

Please forward the document to the administrative office for review. - Lütfen incelemesi için belgeyi idari ofise gönderin.

Please forward my mail to this address. - Lütfen postamı bu adrese gönderin.

flagpole
(Bilgisayar) sent to

The record was sent to the ministry. - Dosya bakanlığa gönderildi.

He was sent to jail for murder. - O, cinayet nedeniyle hapse gönderildi.

{f} shipping

We offer free shipping. - Biz ücretsiz gönderim sunuyoruz.

The soldiers are shipping off tomorrow. - Yarın askerler gönderiliyor.

(Bilgisayar) export
(Bilgisayar) send to

I had to send Tom home. - Tom'u eve göndermek zorundaydım.

I didn't send Tom any wine. - Tom'a hiç şarap göndermedim.

{f} route
send out

The captain decided to send out a scout. - Kaptan bir keşif gemisi göndermeye karar verdi.

{f} sending

I'm sending her to California. - Onu Kaliforniya'ya gönderiyorum.

Thank you very much for sending me such a nice present. - Bana böyle hoş bir hediye gönderdiğin için çok teşekkür ederim.

forward to

Sophie had been looking forward to getting another letter from the unknown sender. - Sophie bilinmeyen göndericiden bir mektup daha almayı dört gözle bekliyordu.

{f} forwarding
{f} sent

The United Nations sent peacekeepers to Bosnia. - Birleşmiş Milletler Bosna'ya arabulucular gönderdi.

If you sign up to Facebook, your information will be sent to intelligence agencies. - Facebook'a üye olursanız, bilgileriniz istihbarat örgütlerine gönderilecektir.

send

I'm sending her to California. - Onu Kaliforniya'ya gönderiyorum.

Don't forget to send the letter. - Mektubu göndermeyi unutma.

relegate
{f} routed
send away
mast
{f} forwarded

I forwarded the message I got from Tom to Mary. - Tom'dan aldığım mesajı Mary'ye gönderdim.

I forwarded the schedule you sent me to Tom. - Bana gönderdiğin programı Tom'a gönderdim.

sent away
{f} routing
transmit on
pack off
consign
sent out

I sent out the payment a couple of days ago. - Ödemeyi birkaç gün önce gönderdim.

He sent out the parcel the day before yesterday. - O, koliyi evvelsi gün gönderdi.

sentout
sendaway
sent#away
packoff
sendout
staff
sent#out
{f} dispatch

About thirty firefighters were dispatched. - Yaklaşık otuz itfaiyeci gönderildi.

Your order has been dispatched. - Siparişiniz gönderildi.

sentaway
dosya gönder
(Bilgisayar) send file
dosya gönder
(Bilgisayar) send a file
farklı gönder
(Bilgisayar) send as
ileti gönder
(Bilgisayar) send message
istek gönder
(Bilgisayar) send request to
kart gönder
(Bilgisayar) send card
posta gönder
(Bilgisayar) send mail
posta gönder
(Bilgisayar) mail forward
yorum gönder
(Bilgisayar) send feedback
açavele gönder
sprit
daha sonra gönder
(Bilgisayar) send later
depola ve gönder
(Askeri) store-and-forward
exchange klasörüne gönder
(Bilgisayar) post to exchange folder
foto gönder
send photo
html gönder
(Bilgisayar) send html
html olarak gönder
(Bilgisayar) mail as html
ifade gönder
(Bilgisayar) send expression
kolayca faks gönder
(Bilgisayar) fax friendly
mektup gönder
(Bilgisayar) send letter
mektup gönder
(Bilgisayar) send one letter
metin gönder
(Bilgisayar) send text
okundu bilgisi gönder
(Bilgisayar) send receipt
sayfa gönder
(Bilgisayar) send page to
unicode olarak gönder
(Bilgisayar) send as unicode
web sayfası gönder
(Bilgisayar) send web page
zengin metin gönder
(Bilgisayar) send rich text
çerçeve gönder
(Bilgisayar) transmit frame
Türkisch - Türkisch
(Hukuk) Bayrak çekilen direk
(Osmanlı Dönemi) Ucuna birşey takılan uzun sopa veya sırık. Kullanış şekline göre isim alır: Bayrak, sancak gönderi
(Osmanlı Dönemi) Sancak çekmek için geminin kı
(Osmanlı Dönemi) Çift sürerken öküzleri dürtmekte kullanılan ucu iğneli uzun sopa
(Osmanlı Dönemi) Tar: Seferde ordunun ve ileri gelen vezir ve diğer devlet ricalinin atlarına bakmak ve sair zamanlarda ise has ahır ve çayır hizmetlerinde kullanılmak üzere gayr-ı müslimlerden ve hasseten Bulgarlardan tertip edilmiş bir sınıf olan voynukların her mıntıkada iki, üçü ve dördü hakkında kullanılır bir tâbirdir
Üvendire
Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa
ince düz ve uzunca olarak çekilmiş çubuklar
gönder
Favoriten