faktör

listen to the pronunciation of faktör
Türkçe - İngilizce
factor

Tom noted in his report that the stock market was a factor in the company's failure. - Tom, borsanın şirketin başarısızlığında bir faktör olduğunu raporunda belirtti.

Terrorism is the most important factor for the division of a country and the creation of autonomous regions. - Terörizm, bir ülkenin bölünmesi ve ayrılıkçı bölgelerin oluşumu için en önemli faktördür.

element

Hard work is an essential element of success. - Sıkı çalışma başarının önemli bir faktörüdür.

agent
factor, agent
underlying
coefficient
driver
consideration
faktör fiyatı
factor cost
belirleyici faktör
determinant
engelleyici faktör
(Ticaret) disincentive
trombosit aktive edici faktör
(Tıp) platelet activating factor
baş faktör
primary factor
baş faktör
chief factor
baş faktör
main factor
faktörler
factors

There are many complicating factors. - Bir sürü komplike faktörler var.

In my understanding, those two experiments do not have common factors. - Anladığım kadarıyla, bu iki deneyin ortak faktörleri yok.

belirleyen faktör
(Çevre) fit factor
caydırıcı faktör
disincentive
genetik faktör
(Biyoloji,Tıp) genetic factor
hayati faktör
vital factor
itici faktör
driving factor
kilit faktör
(Askeri) key consideration
koloni stimüle edici faktör
(Tıp) colony stimulatfactor
kıt faktör
(Ticaret) scarce factor
marjinal faktör maliyeti
(Ticaret) marginal factor cost
nitelik belirten faktör
(Ticaret) qualitative factor
reaktif faktör
reactive factor
sınırlayıcı faktör
(Askeri) limiting factor
faktör