exiting the aircraft and not remembering to wear you skydiving gear

listen to the pronunciation of exiting the aircraft and not remembering to wear you skydiving gear
İngilizce - Türkçe

exiting the aircraft and not remembering to wear you skydiving gear teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

falling
(Dilbilim) alçalan
falling
düşme

Chris fen dersinde geriye düşme riskinde. - Chris risks falling behind in the science class.

Onun düşmesini engellemek için onu tutmak zorunda kaldım. - I had to grab her to keep her from falling.

falling
{f} düş

Tom merdivenlerden düşerek boynunu kırdı. - Tom broke his neck falling down a flight of stairs.

Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı. - Falling interest rates have stimulated the automobile market.

falling
düşerek

O düşerek elini incitti. - He hurt his hand falling.

Ben düşerek bir kaburgamı kırdım. - I broke a rib falling.

falling
{s} düşük
falling
{s} düşen

Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı. - Falling interest rates have stimulated the automobile market.

Düşen uçak parçalarından ölme olasılığı bir köpek balığı tarafından öldürülme olasılığından 30 kez daha büyüktür. - The chances of dying from falling airplane parts are 30 times greater than the chances of being killed by a shark.

falling
(isim) düşüş
falling
{i} düşüş

Berlin duvarının düşüşü gerçekten önemli bir fırsattı. - The falling of the Berlin Wall was truly a momentous occasion.

Tom karın kar küresi içine düşüşüne baktı. - Tom looked at the snow falling inside the snow globe.

İngilizce - İngilizce
falling
exiting the aircraft and not remembering to wear you skydiving gear

    Heceleme

    exiting the air·craft and not remembering to wear you sky·di·ving gear

    Türkçe nasıl söylenir

    egzîtîng dhi erkräft ınd nät rimembrîng tı wer yu skaydayvîng gîr

    Telaffuz

    /ˈegzətəɴɢ ᴛʜē ˈerˌkraft ənd ˈnät rēˈmembrəɴɢ tə ˈwer ˈyo͞o ˈskīdīvəɴɢ ˈgər/ /ˈɛɡzɪtɪŋ ðiː ˈɛrˌkræft ənd ˈnɑːt riːˈmɛmbrɪŋ tə ˈwɛr ˈjuː ˈskaɪdaɪvɪŋ ˈɡɪr/