excited, zealous, intensely interested

listen to the pronunciation of excited, zealous, intensely interested
İngilizce - Türkçe

excited, zealous, intensely interested teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

enthusiastic
{s} coşkulu

Onun konuşması coşkulu alkışlarla karşılandı. - His speech met with enthusiastic applause.

Astronotlar kendi coşkulu tezahüratları ve alkışlarlarıyla karşılandı. - The astronauts were greeted by their enthusiastic cheers and applause.

enthusiastic
{s} istekli

O duygularını sakladı ve istekliymiş gibi davrandı. - He hid his emotions and pretended to be enthusiastic.

Sen çok istekli görünmüyorsun. - You don't seem very enthusiastic.

enthusiastic
{s} ateşli
enthusiastic
meraklı
enthusiastic
hararetli
enthusiastic
şevkli
enthusiastic
coşkun
enthusiastic
{s} hevesli

Tom hevesli görünüyor. - Tom seems enthusiastic.

Tom hevesli görünüyor. - Tom seems to be enthusiastic.

enthusiastic
{s} can atan
İngilizce - İngilizce
{s} enthusiastic
excited, zealous, intensely interested